Gazeteci ve yazar Yaşar Aydın, AK Parti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın seçim öncesi planlarına dair dikkat çeken iddialarda bulundu. Aydın’a göre Erdoğan, kabine değişikliği ile yetinmeyip, oğlu Bilal Erdoğan’ın AKP genel başkanlığı koltuğuna uygun bir parti düzeni kurmayı hedefliyor. Bu planın yanında, milliyetçi ve muhafazakar cepheden iki yeni ittifakın ortaya çıkacağı da gündeme geldi.
Yaşar Aydın, Bilal Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı sonrası için hazırlık yaptığı iddialarını şöyle özetliyor:
-
Erdoğan ve AK Parti yönetimi, seçim takvimini ortağı Devlet Bahçeli ile birlikte yürütüyor.
-
Seçim öncesi yapılması gerekenler, aciliyet sırasına göre belirlenmiş durumda.
-
Bilal Erdoğan’ın AKP genel başkanlığına uygun bir düzen kurulması, partide büyük ölçüde uzlaşılmış bir karar olarak görülüyor.
Aydın, “Bilal Erdoğan’ın genel başkan olması konusu, parti içinden ziyade iktidar ortağıyla koordine edilerek yürütülüyor. Uzlaşma arayışı artık parti içinden çok ittifak ortağıyla yapılmış durumda.” ifadelerini kullandı.
AKP’nin Bilal Erdoğan kararı, partinin ve aile politikasının geleceğine dair birkaç meseleyi çözmüş olacak:
-
Erdoğan ailesinin “sonrası stratejisi”ne yanıt verilmiş oldu.
-
Parti içindeki muhtemel kavgaları ve gerilimleri ötelemek için zaman kazanıldı.
-
Cumhurbaşkanının bazı yetkilerinden feragat etmesi planlanan değişikliğe karşı hazırlık yapılmış oldu.
Aydın, kulis kaynaklarına dayanarak, Erdoğan’ın Kasım 2026 itibarıyla AKP genel başkanlığını Bilal Erdoğan’a bırakacağını iddia etti. Parti örgütü, büyük ölçüde Bilal Erdoğan’a göre düzenlenmiş durumda. Son rötuşun olağanüstü kongrede yapılması bekleniyor. Parti içi dengeler, alışkanlıklar ve “saltanat çağrışımı” ihtimali bazı çevreler tarafından risk olarak değerlendiriliyor, ancak kararın hayata geçmesi kesin gözüyle bakılıyor.
Aydın ayrıca, milliyetçi ve muhafazakar cepheden iki yeni ittifakın ortaya çıkacağını belirtti:
-
Milli Görüş Temelli İttifak: YRP, SP, Gelecek ve DEVA partilerinin oluşturduğu yapı. Bu ittifakın birincil hedefi cumhurbaşkanlığı değil, barajı geçmek ve AKP’den uzaklaşan ancak başka partiye gitmeyen seçmeni kazanmak. Parti tabanları bu ittifakı destekliyor, ancak liderlerin egoları hâlâ ciddi bir engel olarak duruyor.
-
Zafer Partisi – Anahtar Parti İttifakı: Bu ittifakın kaderi, İYİ Parti’nin ve CHP adayının kim olacağına bağlı olarak şekillenecek. İki ittifakın siyasete etkisi şimdiden öngörülemiyor; iktidara mı yoksa muhalefete mi katkı sağlayacağı kesin değil.
Aydın’a göre Erdoğan, olası rakipleri ve bu ittifak senaryolarını dikkate alarak seçim stratejisini planlıyor ve sürpriz bir seçim olasılığını da göz önünde bulunduruyor.
Erdoğan’ın son aylarda izlediği politika hattı, seçim hazırlıklarının ciddi bir şekilde yürütüldüğünü gösteriyor. Muhalefetin bölünmesi ve Kürt siyasetinin etkisizleştirilmesi stratejisi ile birlikte, ekonomik adımlar ve sosyal yardımlar planlanıyor. Merkez Bankası rezervlerinin durumu, emeklilere yönelik atılacak adımlar ve sosyal destek paketleri, seçim atmosferini yoğunlaştırıyor.
Aydın’ın iddiaları, Türkiye siyasetinde 2026 seçimlerinin hem AKP hem de muhalefet için kritik bir dönemeç olacağını ortaya koyuyor. Hem Bilal Erdoğan’ın genel başkanlık hedefi hem de yeni ittifakların şekillenecek olması, önümüzdeki aylarda siyasi tartışmaların odak noktası olacak gibi görünüyor.
