featured

Akdeniz’de Alarm Zilleri Çalıyor! Deniz Tabanında Endişelendiren Oluşum

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Antalya kıyılarında gerçekleştirilen su altı incelemesi, deniz ekosisteminde yaşanan değişimi gözler önüne serdi. Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu ve ekibinin yaptığı incelemelerde, deniz tabanındaki geniş bir alanın kahverengimsi ve peltemsi bir tabakayla kaplandığı görüldü.

Çakıl ve kayaların üzerini örten tabakanın özellikle deniz akıntılarının zayıf olduğu çukur bölgelerde yoğunlaştığı belirlendi. İncelemelerde, tabakanın deniz tabanında yaşayan canlıların üzerini de örttüğü gözlendi.

DENİZ TABANI ADETA HALIYLA ÖRTÜLDÜ

Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, oluşumun deniz tabanında biriken çeşitli maddelerden meydana gelen bir çökelti olduğunu belirtti.

Tatlı sular aracılığıyla denize taşınan askıdaki katı maddelerin yanı sıra bazı alglerin oluşturduğu yapıların da bu tabakanın meydana gelmesinde rol oynayabileceği ifade edildi.

Gökoğlu, söz konusu oluşumun deniz tabanını adeta bir halı gibi kapladığını belirterek, bunun tabandaki canlıların oksijen alışverişini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti.

Tabakanın elle kaldırılmasıyla alttaki doğal çakıl ve kum yapısının yeniden ortaya çıktığı görüldü.

DENİZ SUYU “HAMAM GİBİ” HİSSETTİRİYOR

İncelemeler sırasında Antalya kıyılarında deniz suyundaki sıcaklık farklılığı da dikkat çekti.

Gökoğlu, özellikle bazı bölgelerde su sıcaklığının belirgin şekilde yükseldiğini belirterek, “Açıktan gelip o alana girdiğinizde adeta sıcak bir hamama girmiş gibi oluyorsunuz” ifadelerini kullandı.

Uzman, geçmişte Antalya kıyılarında önemli miktarda yer altı suyunun denize ulaştığını, ancak sondaj faaliyetleri nedeniyle bu doğal akışın azaldığını savundu.

Özellikle Konyaaltı çevresinde taban suyunun yüzeye yakın olduğunu belirten Gökoğlu, yeni yapıların inşası sırasında yer altı suyunun pompalarla çekilmesinin doğal dengeyi etkileyebileceğini söyledi.

KIYIDAKİ YAPILAŞMA AKINTILARI DEĞİŞTİRİYOR

Antalya kıyılarındaki değişimin yalnızca sıcaklık ve kirlilikle açıklanamayacağına dikkat çeken Gökoğlu, deniz içerisindeki yapılaşmanın da önemli bir faktör olduğunu belirtti.

Özellikle otellerin önünde oluşturulan mendirek ve benzeri yapıların kıyı boyunca ilerleyen doğal akıntıları kesebildiğini ifade eden Gökoğlu, bunun bazı bölgelerde suyun yenilenmesini ve dolaşımını olumsuz etkileyebileceğini söyledi.

Gökoğlu, “Her otelin önünde, denizin içerisinde bir yüzme havuzu var” diyerek kıyılardaki müdahalelerin doğal sistemi değiştirdiğini savundu.

PLASTİKLER DE DENİZE TAŞINIYOR

İncelemelerde yalnızca deniz tabanındaki oluşuma değil, kıyılardaki plastik kirliliğine de dikkat çekildi.

Özellikle kuru dere yataklarına bırakılan çöplerin yağışlarla birlikte denize taşındığı belirtildi. Piknik ve deniz faaliyetleri sonrasında doğaya bırakılan atıkların da kıyı ekosistemi açısından önemli bir sorun oluşturduğu ifade edildi.

Gökoğlu, bazı dere yataklarının adeta çöplüğe dönüştüğünü ve ilk yağışla birlikte biriken plastik ve diğer atıkların denize ulaşabildiğini söyledi.

“KAYALIKLAR PLASTİKLERİ ÖĞÜTÜYOR”

Antalya’nın falezleri ve kayalık kıyılarında dalgaların etkisiyle plastiklerin zaman içerisinde parçalandığına dikkat çekildi.

Büyük plastik atıkların kayalık alanlarda parçalanmasının mikroplastik oluşumunu artırabileceğini belirten Gökoğlu, “Kayalık bölgeler adeta plastik öğütücüsüne dönüşüyor” ifadelerini kullandı.

Uzman, mikroplastiklerin deniz ekosistemi açısından gözle görülmeyen ancak önemli bir kirlilik unsuru olduğunu vurguladı.

“ÇÖPLÜK KOYU” DİKKAT ÇEKİYOR

Antalya Balıkçı Barınağı’nın batısındaki bir koyda da yoğun miktarda çöp bulunduğu aktarıldı.

Dere yatağı ve bitki örtüsünde biriken atıkların yağışlarla birlikte denize taşındığını belirten Gökoğlu, bölgenin halk arasında “Çöplük Koyu” olarak anılmasının dikkat çekici olduğunu söyledi.

Bu görüntünün Antalya’nın turizm açısından sahip olduğu imaja da zarar verebileceği ifade edildi.

“BUNLAR BİR UYARI, BİR İŞARET”

Deniz suyundaki sıcaklık artışı, plastik kirliliği, kıyı yapılaşması ve akıntı sistemlerindeki değişimin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Gökoğlu, Antalya kıyılarında gerekli önlemlerin gecikmeden alınması gerektiğini söyledi.

Gökoğlu, deniz içerisinde yapılaşmanın doğal denge üzerindeki etkilerine dikkat çekerek kıyıların mümkün olduğunca doğal haliyle korunması gerektiğini savundu.

Antalya’nın deniz ekosistemindeki değişimlerin geleceğe yönelik bir uyarı niteliğinde olduğunu belirten Gökoğlu, “Turizmi bu şekilde kaybedeceğiz. Şimdiden tedbir almamız gerekiyor. Bunlar bir uyarı, bir işaret” dedi.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter