Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) istifa ederek siyasi kariyerinde yeni bir sayfa açan Özgür Özel’in kurucu genel başkanı olduğu Yeni Parti, kuruluşunun henüz ilk saatlerinde beklenmedik bir krizle karşı karşıya kaldı. Siyasi arenaya iddialı bir giriş yapmaya hazırlanan partinin ismi, marka ve tescil tartışmalarının gölgesinde kaldı.
1. “Yeni Parti” İsmine Tescil İtirazı
Özgür Özel ve ekibinin siyasi parti kuruluş başvurusunu yapmasının hemen ardından, sosyal medyada dikkat çeken bir iddia ortaya atıldı.
-
X (eski adıyla Twitter) platformunda @yenipartiorgtr kullanıcı adıyla faaliyet gösteren bir grup, “Yeni Parti” isminin haklarının kendilerine ait olduğunu savundu.
-
Yapılan açıklamada, bu isme dair marka, isim ve hukuki koruma süreçlerinin daha önceden başlatıldığı ve gerekli tüm resmi başvuruların devlet mercilerine yapıldığı iddia edildi.
-
İsim hakkını elinde bulundurduğunu öne süren grup, Özgür Özel’in bu ismi kullanmasının açık bir hak ihlali olduğunu belirtti.
2. Sosyal Medya Hesaplarında “CHP TBMM Grubu” Detayı
Krizin bir diğer boyutu ise sosyal medya hesaplarının yönetimi üzerinden şekillendi. İtirazı gerçekleştiren grubun iddialarına göre, isim hakkı ihlali yalnızca resmi başvuruyla sınırlı kalmadı.
-
Önceden CHP TBMM Grubu’na ait olan resmi X hesabının adının ve yapısının doğrudan “Yeni Parti” olarak değiştirildiği tespit edildi.
-
Bu durum, dijital varlıkların ve resmi parti hesaplarının yeni oluşuma devredilmesi tartışmalarını da beraberinde getirirken, hakkı ihlal edilen taraf bunun hukuki açıdan ağır bir kusur olduğunu savundu.
3. Yargı Yolu Göründü: Hukuki Süreç Başlatılacak
“Yeni Parti” isminin asıl sahibi olduklarını iddia eden oluşum, geri adım atmayacaklarını ve konuyu yargıya taşıyacaklarını kesin bir dille kamuoyuna duyurdu.
-
Yasal Hakların Kullanımı: İsim üzerindeki tüm hakların korunması amacıyla gerekli hukuki itirazların yapılacağı ve davaların açılacağı belirtildi.
-
Siyasi Etik Vurgusu: Grup tarafından yapılan kamuoyu açıklamasında, hukuki koruma altına alınan bir ismin Türkiye’nin gözü önünde başka bir siyasi oluşum tarafından gasp edilmesinin kabul edilemez olduğu vurgulandı.
-
Demokrasi ve Şeffaflık: Açıklamanın sonunda, yaşanan bu tablonun “hukuk, demokrasi, şeffaflık ve siyasi etik” ilkeleriyle hiçbir şekilde bağdaşmadığının altı çizildi.
Özgür Özel ve ekibinin, daha yolun en başında karşılaştıkları bu isim tescili ve marka hakkı ihlali iddialarına karşı nasıl bir hukuki ve siyasi savunma yapacağı ise kamuoyu tarafından merakla bekleniyor. Siyasi kulislerde, bu davanın yeni partinin kuruluş sürecini ve kurumsal kimliğini ciddi şekilde etkileyebileceği konuşuluyor.
