featured

Yaşar Çakmak Yazdı: Oyunculara “Temiz Raporu” Dönemi mi Geliyor?

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Sanat ve medya dünyasında son dönemde gündeme gelen uyuşturucu soruşturmaları, yalnızca yürütülen adli süreçlerle değil, soruşturmaların kamuoyuna yansıma biçimiyle de tartışılıyor. Oyuncu, şarkıcı, sunucu ve sosyal medya dünyasından tanınan bazı isimlerin operasyonlar kapsamında gözaltına alınmasının ardından, kişilerin hastaneye götürülürken çekilen görüntülerinin henüz test sonuçları açıklanmadan kamuoyuna servis edilmesi eleştirilerin odağına yerleşiyor.

Gazeteci Yaşar Çakmak, kaleme aldığı köşe yazısında bu tartışmayı sanat dünyası açısından ele alarak, oyuncular için yeni bir dönemin başlayıp başlamayacağını sorguladı.

Çakmak, yazısında özellikle gözaltı ile suçluluk kavramlarının birbirinden ayrılması gerektiğine dikkat çekti. Bir kişi hakkında soruşturma yürütülmesinin veya gözaltı işlemi uygulanmasının tek başına suçun kesinleştiği anlamına gelmediğini belirten Çakmak, kamuoyunda oluşan ilk algının ise kişilerin kariyerleri üzerinde kalıcı etkiler bırakabildiğini ifade etti.

“Bir fotoğrafla insanların kariyeri bitiriliyor”

Yaşar Çakmak, köşe yazısında oyuncuların polis eşliğinde hastaneye götürülürken görüntülenmesinin ardından yaşanan sürece dikkat çekti.

Henüz soruşturmanın tüm ayrıntıları ve test sonuçları ortaya çıkmadan yayınlanan görüntülerin, sosyal medyada kısa sürede geniş kitlelere ulaşabildiğini belirten Çakmak, daha sonraki süreçte kişinin serbest bırakılması veya test sonuçlarının farklı çıkması halinde aynı görünürlüğün çoğu zaman sağlanmadığını savundu.

Çakmak’a göre ilk suçlama veya iddia kamuoyunda çok hızlı yayılırken, soruşturmanın ilerleyen aşamalarında ortaya çıkan bilgiler aynı ölçüde görünür olmayabiliyor.

Bu durumun özellikle kamuoyunca tanınan kişiler açısından ciddi itibar sonuçları doğurabileceğini belirten Çakmak, yıllar içerisinde oluşturulan bir kariyerin tek bir görüntü ve başlık nedeniyle zarar görebileceğini yazdı.

Yapım şirketleri oyunculardan rapor isteyecek mi?

Köşe yazısının dikkat çeken bölümlerinden biri ise yapım şirketlerinin oyuncularla sözleşme sürecinde sağlık raporu veya uyuşturucu testi talep edeceğine yönelik iddialar oldu.

Çakmak, sektör kulislerinde bu yönde iddiaların konuşulduğunu aktarırken, söz konusu uygulamanın resmî ve bağlayıcı bir düzenlemeyle doğrulanmadığı sürece kesinleşmiş bir karar gibi değerlendirilmemesi gerektiğinin altını çizdi.

Böyle bir uygulamanın hayata geçirilmesi halinde ise cevaplanması gereken çok sayıda soru bulunduğunu belirtti.

Testi kimin isteyeceği, hangi hukuki yetkiye dayanacağı, sonuçlara kimlerin erişebileceği ve kişisel sağlık bilgilerinin nasıl korunacağı gibi konuların açık biçimde düzenlenmesi gerektiğini ifade eden Çakmak, sağlık verilerinin kişilerin mesleki hayatını etkileyen bir “temiz kâğıdı” haline getirilmesi konusunda soru işaretleri bulunduğunu yazdı.

“Mesele yalnızca oyuncular mı?”

Çakmak, yazısında uygulamanın yalnızca oyuncularla sınırlı kalıp kalmayacağı sorusunu da gündeme getirdi.

Eğer medya ve televizyon sektöründe çalışan kişilerden uyuşturucu testi veya benzeri sağlık raporları istenecekse bunun kapsamının açıkça ortaya konulması gerektiğini belirten Çakmak; sunucular, yorumcular, yöneticiler, yapımcılar ve kamera arkasında çalışan diğer sektör emekçilerinin durumunun da tartışılması gerektiğini ifade etti.

Yazıda ayrıca böyle bir uygulamanın zaman içerisinde başka meslek grupları açısından da gündeme gelip gelmeyeceği sorusu yöneltildi.

“Cezayı mahkeme verir, yapımcı değil”

Yaşar Çakmak’ın yazısında üzerinde durduğu bir diğer başlık ise hukuki süreç ile sektör kararlarının birbirinden ayrılması oldu.

Uyuşturucu kullanımı ile uyuşturucu ticaretinin aynı hukuki durum olmadığına dikkat çeken Çakmak, her soruşturmanın kendi delilleri ve hukuki çerçevesi içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Bir kişinin suçlu olup olmadığına sosyal medya kullanıcılarının, televizyon yöneticilerinin veya yapım şirketlerinin karar veremeyeceğini ifade eden Çakmak, kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmadan kişilerin mesleklerinden uzaklaştırılması veya sözleşmelerinin sona erdirilmesi gibi uygulamaların ayrıca tartışılması gerektiğini savundu.

Öte yandan Çakmak, setlerde güvenliği tehdit eden veya çalışma koşullarını doğrudan etkileyen somut bir durum bulunması halinde yapım şirketlerinin hukuka uygun tedbirler alabileceğini de belirtti.

Uyuşturucuyla mücadele tartışması

Çakmak, uyuşturucuyla mücadelenin gerekliliğine karşı olmadığını vurgularken, mücadelenin yalnızca tanınmış kişilerin gözaltı görüntüleri üzerinden yürütülmemesi gerektiğini ifade etti.

Uyuşturucunun ülkeye giriş yolları, dağıtım ağları, gençlere ulaşma biçimleri, organize suç yapıları ve bu suçlardan elde edilen gelirlerin aklanması gibi konuların da mücadelenin önemli parçaları olduğunu belirten Çakmak, bağımlılıkla mücadele eden kişilere tedavi ve rehabilitasyon imkânlarının sağlanmasının da önemine dikkat çekti.

Yazıda, kamuoyuna yansıyan görüntülerin uyuşturucuyla mücadele konusunda tek başına yeterli olmadığı görüşü dile getirildi.

“Rapor değil, hukuk gerekiyor”

Yaşar Çakmak, yazısının son bölümünde oyuncuların sağlık raporları üzerinden yeni bir denetim sisteminin gündeme gelmesi halinde sektör temsilcilerinin konuyu hukuki boyutlarıyla ele alması gerektiğini belirtti.

Oyuncu sendikaları, hukukçular, yapımcılar ve yayıncı kuruluşların bir araya gelerek böyle bir uygulamanın sınırlarını tartışması gerektiğini ifade eden Çakmak, uyuşturucuyla mücadele ile kişilerin özel hayatlarının ve sağlık bilgilerinin korunmasının birbirine karıştırılmaması gerektiğini savundu.

Çakmak’ın yazısında temel vurgu ise masumiyet karinesi, özel hayatın korunması, kişisel sağlık verilerinin gizliliği ve çalışma hakkı üzerinde toplandı.

Yazının sonunda Çakmak, uyuşturucuyla mücadele edilmesi gerektiğini ancak soruşturma sürecindeki kişilerin kesinleşmiş bir yargı kararı olmadan kamuoyu tarafından suçlu ilan edilmemesi gerektiğini ifade etti.

Çakmak’ın dikkat çektiği temel noktalar şöyle sıralandı:

Gözaltı bir hüküm değildir.

Sağlık kontrolü tek başına suç kanıtı değildir.

Kişilerin itibarı, yalnızca bir rapor üzerinden değerlendirilmemelidir.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter