ABD merkezli ünlü haber kuruluşu The Wall Street Journal (WSJ), Türkiye’ye F-35 savaş uçaklarının satılmasının bölgesel güvenlik üzerinde ciddi etkiler yaratabileceğini ve İsrail açısından risk oluşturabileceğini öne süren dikkat çekici bir yazı yayımladı. Yazının sahibi, İsrailli gazeteci ve siyasi analist Amit Segal, Türkiye’nin dış politikası ve savunma hamlelerine ilişkin iddialarda bulundu.
Segal’in İddiaları: Türkiye’nin Politikası ve İsrail İlişkileri
WSJ’de yayımlanan yazısında Segal, Türkiye’nin İsrail’e yönelik suçlamalarının kendi politikalarını yansıttığını savundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İsrail’i komşu toprakları ele geçirmekle suçladığını ve bunun Osmanlı İmparatorluğu’nu canlandırma arzusunu yansıttığını yazdı. Segal, bu yorumların İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun Türkiye’yi “İmparatorluk emelleri kurmakla” suçlamasının ardından geldiğini belirtti.
Segal’in dikkat çektiği bir diğer konu, Türkiye’nin F-35 savaş uçaklarına yönelik talebi oldu. Analist, ABD’nin Türkiye’ye F-35 satmasının ciddi bir risk oluşturabileceğini öne sürerek, Türkiye’nin bu uçakları İsrail’e karşı olası bir savaş için istediğini iddia etti. Yazıda şu ifadeler yer aldı:
“Zaten küresel bir askeri güç olan Türkiye neden bu kadar gelişmiş bir savaş uçağına ihtiyaç duysun? ABD, zaman zaman Birleşik Arap Emirlikleri’ne ve Suudi Arabistan’a aynı jetlerin satışını düşünmüş; bu satışlarda İsrail’in endişeleri olmuş olsa da, Suudiler ve BAE bu uçakları Tel Aviv’e saldırmak için değil, İran’ın olası saldırılarına karşı savunma amacıyla kullanacaktır. Buna karşılık Erdoğan yönetimi, İsrail’in yok edilmesini savunuyor.”
Segal, Türkiye’nin ulusal güvenlik belgelerinde İsrail’i varoluşsal bir tehdit olarak gördüğünü ve halkın önemli bir kesiminin İsrail’i en büyük tehdit olarak algıladığını da öne sürdü.
Orta Doğu’daki Rolü ve Bölgesel Tehdit Algısı
Segal’e göre Türkiye, artık Orta Doğu’da istikrarsızlığı körükleyen bir aktör hâline geldi. Yazıda Türkiye’nin geçmişte Avrupa’nın “hasta adamı” olarak tanımlandığı hatırlatılarak, günümüzde Katar gibi bölgelerde “tehlikeli bir Müslüman kardeş” olarak adlandırıldığı ve bazı terör örgütlerine destek verdiği iddia edildi.
Segal, Türkiye’nin Pakistan’a Hindistan’a karşı destek sağladığını ve Hamas üyelerine barınma imkânı sunduğunu belirtti. İsrail açısından endişe verici bir örnek olarak ise Hamas lideri İsmail Haniye’nin öldürülmesi sonrası Tel Aviv’deki Türk Büyükelçiliği’nin bayrağının yarıya indirilmesini gösterdi ve bunun Türkiye’nin İsrail’e karşı düşmanca bir tutum sergilediğinin kanıtı olduğunu ileri sürdü.
Segal, Türkiye’nin giderek daha saldırgan ve İslamcı bir çizgiye kaydığını iddia ederek, ülkenin İran’ın yerini alabilecek yeni bir bölgesel tehdit haline gelebileceğini vurguladı. Ayrıca, Türkiye’nin Gazze’deki çok uluslu güvenlik gücüne asker göndermesine İsrail’in karşı çıktığını ve bu endişelerin Suudi Arabistan ile BAE tarafından da paylaşıldığını öne sürdü.
Uzmanlardan ve Analizlerden Notlar
WSJ’deki yazı, Türkiye’nin savunma politikaları ve Orta Doğu’daki rolüne ilişkin tartışmaları tekrar gündeme taşıdı. Analist Segal’in iddiaları, özellikle ABD-Türkiye ilişkileri, İsrail’in güvenlik endişeleri ve bölgesel güç dengeleri açısından önem taşıyor. Yazı, Türkiye’nin F-35 savaş uçaklarına erişimi ve bölgedeki askeri kapasitesi konusunda uluslararası kamuoyunda tartışmaları alevlendirecek nitelikte olarak değerlendiriliyor.
Sonuç
ABD merkezli WSJ’de yayımlanan yazı, Türkiye’nin savunma politikalarının ve bölgesel hamlelerinin dikkatle izlenmesi gerektiğine işaret ediyor. F-35 satışının potansiyel riskleri, İsrail ve bölgedeki diğer aktörlerin güvenlik endişelerini artırırken, Türkiye’nin Orta Doğu’daki rolü ve gelecekteki askeri kapasitesi hakkında tartışmaları da gündeme taşıyor.
