Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7582 sayılı Kanun, Türkiye’nin vergi sisteminde önemli değişiklikler getirirken özellikle yurt dışındaki sermaye, yatırımcı ve nitelikli iş gücünü ülkeye çekmeyi amaçlayan hükümleriyle dikkat çekiyor. Kamuoyunda “Varlık Barışı” düzenlemelerinin devamı niteliğinde değerlendirilen kanun, gelir vergisinden veraset vergisine, transit ticaretten teknoloji girişimlerine kadar birçok alanda yeni teşvikler içeriyor.
Kanunun en dikkat çeken düzenlemesi, yurt dışında gelir elde eden ve belirli şartları sağlayarak Türkiye’ye yerleşen kişilere yönelik getirilen uzun süreli vergi avantajı oldu. Yeni hüküm kapsamında, Türkiye’de yerleşik sayılmaya başlamadan önceki son üç takvim yılında Türkiye’de ikamet etmemiş ve vergi mükellefi olmamış gerçek kişiler, yurt dışında elde ettikleri kazanç ve gelirler için 20 yıl boyunca gelir vergisi ödemeyecek. Böylece uluslararası yatırımcılar, girişimciler, şirket ortakları ve yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları için Türkiye daha cazip bir merkez haline gelmiş olacak.
Düzenleme yalnızca ücret gelirlerini değil, faiz gelirleri, temettüler, yatırım kazançları ve çeşitli yurt dışı gelir unsurlarını da kapsıyor. Bu gelirler için Türkiye’de yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmesine gerek olmayacak. Kişinin başka gelirleri nedeniyle beyanname vermesi durumunda da söz konusu yurt dışı kazançlar beyannameye dahil edilmeyecek. Ancak bu gelirlerle ilgili gider ve maliyetlerin Türkiye’de vergilendirilen gelirlerden düşülmesine izin verilmeyecek.
Kanun, kamu alacaklarının tahsilatı konusunda da önemli kolaylıklar getiriyor. Mali açıdan zor durumda olan borçlular, kamu borçlarını tek seferde ödeyememeleri halinde 72 aya kadar taksitlendirme imkanından yararlanabilecek. Üstelik 1 milyon liraya kadar olan borçlar için teminat gösterme şartı aranmayacak. Bu düzenlemenin özellikle ekonomik sıkıntı yaşayan küçük işletmeler ve bireysel mükellefler açısından önemli bir rahatlama sağlaması bekleniyor.
Uluslararası ticaret alanında da dikkat çekici teşvikler yer alıyor. Türkiye’ye hiç getirilmeden yurt dışında alınıp satılan mallardan elde edilen kazançlarda yüzde 95 oranında vergi indirimi uygulanacak. Bazı özel durumlarda ise bu oran yüzde 100’e kadar çıkabilecek. Böylece Türkiye merkezli şirketlerin küresel ticarette daha etkin rol üstlenmesi ve transit ticaret faaliyetlerinin artırılması hedefleniyor.
Benzer şekilde hizmet ihracatını desteklemek amacıyla oluşturulan nitelikli hizmet merkezleri de önemli avantajlar elde edecek. Yurt dışına yönelik hizmet sunan ve belirlenen kriterleri karşılayan şirketlerin kazançları için yüksek oranlı vergi indirimleri uygulanacak. Ayrıca bu merkezlerde çalışan nitelikli personelin ücretlerinin belirli bölümleri gelir vergisinden istisna tutulacak. Bu sayede uluslararası teknoloji, finans, yazılım ve danışmanlık şirketlerinin Türkiye’de operasyon kurmaları teşvik edilecek.
Teknoloji girişimlerine yönelik düzenlemeler de kanunda geniş yer buluyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından belirlenen kriterleri karşılayan teknogirişim şirketlerinde çalışanlara verilen hisse senetleri için uygulanan gelir vergisi istisnasının üst sınırı artırıldı. Yeni sistemle çalışanların şirket ortaklığına teşvik edilmesi ve girişim ekosisteminin güçlendirilmesi amaçlanıyor. Özellikle hızlı büyüyen teknoloji şirketlerinin nitelikli çalışanları bünyelerinde tutabilmeleri açısından bu düzenleme önemli görülüyor.
Kanunda miras ve intikal işlemlerine ilişkin özel bir hüküm de yer alıyor. Yurt dışı gelir istisnasından yararlanan kişilerin, istisna süresi içinde veraset yoluyla edindikleri mallar için uygulanacak veraset ve intikal vergisi oranı yüzde 1 olarak belirlendi. Bu oran, mevcut sistemle karşılaştırıldığında oldukça düşük bir vergi yükü anlamına geliyor ve yabancı kaynak girişini teşvik etmeyi amaçlıyor.
Uzmanlar, söz konusu düzenlemelerin özellikle son yıllarda birçok ülkenin uyguladığı “yüksek gelirli bireyleri ve uluslararası yatırımcıları çekme” stratejileriyle benzerlik taşıdığı görüşünde. Vergi avantajları sayesinde Türkiye’nin bölgesel bir yatırım, ticaret ve finans merkezi haline gelmesi hedeflenirken, uygulamanın gerçek etkisinin önümüzdeki yıllarda ortaya çıkacağı belirtiliyor.
Bununla birlikte düzenlemenin ayrıntıları ve uygulama esasları Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanacak ikincil mevzuatla netleşecek. Kimlerin bu avantajlardan yararlanabileceği, hangi gelir türlerinin kapsamda değerlendirileceği ve istisnanın uygulanma koşulları ilerleyen dönemde yayımlanacak tebliğ ve yönetmeliklerle açıklığa kavuşacak.
Yeni vergi paketi, Türkiye’nin küresel sermaye ve nitelikli insan kaynağı için cazibesini artırmayı hedefleyen en kapsamlı düzenlemelerden biri olarak değerlendiriliyor. Özellikle yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları ve uluslararası yatırımcılar açısından, önümüzdeki dönemde Türkiye’nin vergi avantajı sunan ülkeler arasında daha güçlü bir konuma gelmesi bekleniyor.
