featured

Üsküdar Belediyesi’nde Rüşvet Skandalı: 20 Kişi Gözaltında

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İstanbul’da kamu kurumlarına yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturmaları kapsamında dikkat çeken bir operasyon daha gerçekleştirildi. Bu kez soruşturmanın odağında Üsküdar Belediyesi yer aldı. Yapı ruhsatı ve iskan süreçlerinde usulsüzlük yapıldığı ve bu işlemler karşılığında rüşvet alındığı iddiaları üzerine başlatılan soruşturma, hem kapsamı hem de içerdiği iddialar nedeniyle kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.

Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma çerçevesinde, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından İstanbul ve Yalova’da eş zamanlı operasyonlar düzenlendi. Sabah saatlerinde gerçekleştirilen baskınlarda toplam 30 farklı adrese girilirken, aralarında belediye yöneticileri, teknik personel, şirket çalışanları ve müteahhitlerin de bulunduğu 20 kişi gözaltına alındı. Operasyonun, uzun süredir devam eden teknik ve fiziki takip çalışmalarının ardından elde edilen deliller doğrultusunda gerçekleştirildiği öğrenildi.

Soruşturma dosyasına yansıyan en dikkat çekici iddialardan biri, belediye bünyesindeki ruhsat süreçlerinin resmi prosedürlerin dışına çıkarılarak alternatif bir yapı üzerinden yönetildiği yönünde. Bu yapının merkezinde ise belediyeye bağlı iştiraklerden biri olan Kent A.Ş. bulunuyor. İddialara göre, normal şartlarda belediyenin ilgili müdürlükleri tarafından yürütülmesi gereken yapı ruhsatı ve iskan işlemleri, bu şirket üzerinden organize edildi ve süreçler belirli kişiler tarafından kontrol altına alındı.

Açık kaynaklara ve soruşturma dosyasına giren bulgulara göre, şirket bünyesinde görev yapan bazı kişilerin resmi yetkileri bulunmamasına rağmen belediye içinde aktif rol üstlendikleri, hatta bazı toplantı ve organizasyonlarda “başkan yardımcısı” gibi unvanlarla tanıtıldıkları ileri sürüldü. Bu durumun, hem kurum içi hiyerarşiyi hem de karar alma süreçlerini etkilediği değerlendiriliyor.

Sistemin işleyişine dair ortaya atılan bir diğer önemli iddia ise, ruhsat başvurularının dijital tablolar üzerinden takip edilmesi. İddiaya göre, Excel dosyaları aracılığıyla oluşturulan bir ağ üzerinden başvurular sınıflandırıldı ve her dosyaya belirli renk kodları atandı. Bu kodların, başvurunun kaderini belirleyen bir mekanizma haline geldiği öne sürüldü. “Mavi” renk, anlaşma sağlanan ve ilerletilecek dosyaları; “kırmızı”, işlem yapılmayacak başvuruları; “yeşil”, henüz değerlendirilmemiş dosyaları; “turuncu” ise karar aşamasındaki başvuruları temsil etti. Bu sistem sayesinde, resmi süreçlerin dışında paralel bir değerlendirme mekanizması kurulduğu iddia ediliyor.

Soruşturma kapsamında elde edilen bulgulara göre, müteahhitlerle yapılan görüşmeler de resmi belediye birimleri yerine bu yapı üzerinden yürütüldü. Yapı ruhsatı almak isteyen kişi ve firmaların taleplerinin, teknik yeterlilikten ziyade talep edilen ödemelere göre şekillendirildiği ileri sürülüyor. Teknik ekipler tarafından tespit edilen eksikliklerin ise çeşitli toplantılar sonucunda, belirli menfaatler karşılığında giderilmiş gibi gösterildiği iddia ediliyor. Benzer uygulamaların, yapı kullanım izin belgesi olarak bilinen iskan süreçlerinde de devreye sokulduğu belirtiliyor.

Operasyon kapsamında gözaltına alınanlar arasında belediye başkan yardımcısı Filiz Deveci ile Nazım Akkoyunlu gibi üst düzey isimlerin yer alması, soruşturmanın ciddiyetini artıran unsurlar arasında gösteriliyor. Akkoyunlu’nun geçmişte BİMTAŞ bünyesinde üst düzey görevlerde bulunmuş olması da dikkat çekiyor. Bunun yanı sıra mimarlar, saha şefleri, iş takipçileri ve çok sayıda müteahhit de gözaltına alınanlar listesinde yer alıyor.

Yetkililer, soruşturmanın çok yönlü olarak sürdürüldüğünü ve yeni delillerin elde edilmesi halinde operasyonların genişleyebileceğini belirtiyor. Gözaltına alınan şüphelilerin jandarmadaki işlemlerinin ardından savcılığa sevk edilmesi beklenirken, ifadeler doğrultusunda dosyanın kapsamının daha da netleşeceği ifade ediliyor.

Hukuk çevreleri ise bu tür soruşturmalarda gözaltı kararlarının nihai bir hüküm anlamına gelmediğine dikkat çekiyor. Şüphelilerin suçlu olup olmadığının, yapılacak yargılama sonucunda belirleneceği vurgulanırken, masumiyet karinesinin korunmasının önemine işaret ediliyor. Kamuoyunda geniş yankı uyandıran bu operasyonun, yerel yönetimlerde denetim mekanizmaları ve şeffaflık konularını yeniden tartışmaya açması bekleniyor.

Önümüzdeki günlerde savcılık tarafından yapılacak açıklamalar, şüphelilerin adli durumları ve olası tutuklama kararları, soruşturmanın seyrini belirleyecek. Hem yerel yönetimler hem de inşaat sektörü açısından önemli sonuçlar doğurabilecek bu dosya, kamuoyu tarafından yakından takip edilmeye devam ediyor.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter