İran Savaşı’nın birinci ayını geride bırakması ve Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklık, küresel petrol piyasalarında tarihi bir dalgalanmaya yol açtı. Bölgedeki enerji hattının günlük yaklaşık 20 milyon varil petrol ve ürününün geçtiği Hürmüz Boğazı, İran petrolünün yüzde 90’ının sevk edildiği kritik bir güzergah olarak öne çıkıyor. Bu stratejik geçişte yaşanan aksama, küresel enerji arzını doğrudan etkilerken, Babülmendep Boğazı’nda artan riskler dünya ticaretini de tehdit eder hale geldi.
ABD Başkanı Donald Trump’ın “Hürmüz Boğazı’nın kontrolünü ele geçirmeye başladık” açıklaması ve olası kara harekâtı ihtimali gerilimi daha da artırdı. Washington’un sahadaki askeri varlığını güçlendirmesi, çatışmanın geniş alanlara yayılabileceği endişesini doğurdu ve piyasalarda panik havası oluştu. Bu gelişmeler sonucu Brent petrol varil fiyatı 116 doların üzerine çıkarak son yılların en yüksek seviyelerine ulaştı. Analistler, belirsizlik devam ederse fiyatların daha da yükselebileceği uyarısında bulundu.
Asya-Pasifik bölgesinde yakıt kıtlığı baş gösterdi. Güney Kore, Avustralya ve Filipinler gibi ülkeler, tankerlerin sınırlı geçişine bağlı olarak arz sıkıntısı yaşadı. Hürmüz’deki tıkanıklık, küresel petrol fiyatlarının yanı sıra uluslararası enerji piyasalarındaki volatiliteyi artırarak, yatırımcıları temkinli davranmaya itti. Piyasa uzmanları, bu süreçte enerji güvenliği önlemlerinin ve stratejik rezervlerin öneminin bir kez daha ortaya çıktığını vurguluyor.
Özetle, İran savaşının tetiklediği gerilim, Hürmüz ve Babülmendep Boğazları üzerinden küresel enerji arzını ciddi şekilde etkilerken, Trump’ın açıklamalarıyla petrol fiyatları yükseldi, Asya-Pasifik ülkelerinde yakıt krizine yol açtı ve piyasalarda yüksek dalgalanma yaşandı. Krizin önümüzdeki dönemde devam etmesi durumunda fiyatların ve risk primlerinin daha da artması bekleniyor.
