
HASTANE ÖNÜNE ATTIElif Güneş otomobilinde otururken Koray Gülbar da otomobile bindi. Araçta konuşurlarken yeni bir tartışma başladı. Bu sırada silahını çıkaran Gülbar, Güneş’in göğsüne doğru 3 el ateş etti. Ağır yaralanan Güneş’i hastane önüne bırakan Gülbar, kaçtı. Elif Güneş tüm çabalara rağmen kurtarılamadı. Güneş memleketi Diyarbakır’da toprağa verildi.Polis ekipleri ise Koray Gülbar’ın, Elif Güneş’i Üsküdar’daki buluşma yerinde öldürdükten sonra arkadaşlarını arayarak “Elif vuruldu, hastaneye bıraktım” dediğini belirledi. Polis, bu görüşmenin ardından da Koray Gülbar’ın aradığı arkadaşlarının yanına gittiğini tespit etti. Çok sayıda suç kaydı olduğu belirlenen Koray Gülbar’ın kaçmasına ve saklanmasına yardım ettikleri belirlenen ve suç kayıtları da olan arkadaşları A.D., A.A., Y.O. ve S.Ç. gözaltına alındı. S.Ç.’nin evinde yapılan aramada olayda kullanılan silah ve bir kovan ele geçti. 4 kişi ‘suçluyu kayırma, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’ suçlarından adliyeye sevk edildi. A.A. adli kontrol kararıyla serbest kaldı. S.Ç., Y.O. ve A.D. ise tutuklanarak cezaevine gönderildi.

GÜLSEREN BUDAYICIOĞLU UYARDI: KADINLARIMIZ SON BULUŞMAYA ASLA GİTMESİNHÜRRİYET yazarı psikiyatrist Dr. Gülseren Budayıcıoğlu, son zamanlarda kadınlarımızın genellikle bu son buluşmada öldürüldüklerine dikkat çekerek, “Kadınlarımız ne kadar ısrar edilirse edilsin, son buluşmaya asla gitmesin. Gitmemek de yetmez, bir süre çok dikkatli olsunlar. Çünkü o erkekler kadını bir yerde kıstırabilmenin planlarını yapıyor olacaktır” dedi. “Bu son buluşmada erkek genellikle kadını öldürmeye kararlıdır” diyen Budayıcıoğlu, şunları söyledi:ÇOĞU ‘PARANOİD KİŞİLİK’“Bunun için de yanında tabanca ya da bıçakla gelir. Bu tür erkekler genelde hayatta aradıklarını bulamamış, geçmişinde yoğun şiddet görmüş ya da şiddete tanıklık etmiş, şiddeti adeta kanıksamışlardır. Çoğu ‘paranoid kişilik’ dediğimiz bir kişilik bozukluğuna sahiptir. Güvensiz ve şüphecidir. Daha ilk günden terk edileceğini, aldatılacağını düşünür. İlk günler kadına çok yoğun bir ilgi gösterir ve onu çok sevdiklerine inandırırlar. İlişki ilerledikçe erkek asıl kimliğiyle ilgili ipuçları vermeye ve kadına ufaktan şiddet göstermeye başlar. Kadın, bu ilişkinin devam edemeyeceğini anlayıp uzaklaşmaya çalıştıkça erkeğin öfkesi artar. O güne kadar hayata karşı biriktirdiği ne kadar öfke, kin, isyan, intikam duygusu varsa, hepsini kadına yönlendirir. Belki de henüz yeni tanıdığı bu kadını öldürerek bütün yenilmişliklerinin, kayıplarının acısını o kadından çıkarırlar.YALANLAR SÖYLERLERKadın ise ondan ayrılmaya çoktan karar vermiştir ama ayrılamaz, erkek buna izin vermez. Kadınlarımızın bir kısmı belki de onu daha fazla kızdırmamak için, korkudan gider bu buluşmaya. Bazıları da adama çok öfkelidir. Hayatını mahvetmiş, ona çok acı çektirmiştir. Adam da telefonda muhtemelen kadını bu buluşmaya ikna edebilmek için çok yumuşak konuşmuş, onu ne kadar sevdiğini, onsuz yapamadığını, son bir kez daha görüp bir daha önüne çıkmayacağını söylemiştir.Kadını öldürmeye kararlı bu erkekler çok kolay ve çok inandırıcı yalanlar söyler. Kadınlarımızın belki içini boşaltmak belki de çaresizlikten gittikleri bu son buluşmalar, kadının sonu olur. Yanına birilerini de alıp gitmek de kadını bu acı sondan kurtarmaz. Aman ha, kadınlarımız bu son buluşmaya asla gitmesinler…”
