SEYHAN SOYLU’NUN ÇOK DİLLİ MÜZİK YOLCULUĞUNDA 16. DURAK: “MADARAM”

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Yaklaşık 30 yıl aradan sonra müzik dünyasına güçlü bir dönüş yapan Seyhan Soylu, farklı dillerde hazırladığı projelerle uluslararası müzik yolculuğunu büyütmeye devam ediyor. Türkçe, Yunanca, Sırpça, Almanca, Arapça, Fransızca, Rusça, Ermenice, Bulgarca, İspanyolca, İtalyanca ve Azerbaycan Türkçesinin ardından sanatçı, çok dilli müzik serisinin **16. eseri “Madaram (Annem)”** ile bu kez Farsçaya ses veriyor.

Türkçe ve Farsçayı aynı şarkıda buluşturan “Madaram”, anne sevgisini, özlemi, minneti ve insanın hayattaki ilk sığınağına duyduğu bağlılığı anlatıyor. Farsçada “annem” anlamına gelen “Madaram”, farklı coğrafyalarda yaşayan insanların ortak duygusunu müziğin evrensel diliyle bir araya getiriyor.

BU KEZ ŞARKININ MERKEZİNDE ANNE VAR

Seyhan Soylu, daha önce yayımladığı çok dilli çalışmalarında aşkı, ayrılığı, toplumsal hafızayı, farklı kültürleri ve ortak insanlık duygularını işlerken, serinin 16. eserinde herkesin hayatında özel bir yere sahip olan anne kavramına odaklanıyor.

“Madaram”, yalnızca bir anne şarkısı olarak değil; insanın çocukluğuna, ilk hatıralarına, korunma duygusuna ve kaybetme korkusuna uzanan duygusal bir çalışma olarak dikkat çekiyor.

Eser, annesi hayatta olanlara onun değerini hatırlatırken, annesini kaybedenlerin kalbinde taşıdığı özleme de tercüman olmayı amaçlıyor. Türkçe bölümlerde sevgi, şükran ve hasret duyguları öne çıkarken, Farsça bölümlerde aynı hisler İran müziğinin şiirsel ve güçlü anlatım diliyle yeniden hayat buluyor.

TÜRKÇE VE FARSÇA AYNI DUYGUDA BULUŞTU

Seyhan Soylu’nun çok dilli müzik serisinin temelini, farklı dillerin aynı duyguda birleşebileceği düşüncesi oluşturuyor. “Madaram” da bu anlayışın en duygusal örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.

Şarkının Türkçe ve Farsça bölümleri birbirinden kopuk iki ayrı anlatım yerine, anne ile evlat arasındaki sevginin iki farklı dilde devam eden tek bir hikâyesini oluşturuyor.

Farklı sözcüklerle anlatılsa da annenin sesi, kokusu, duası, merhameti ve evladının hayatındaki yeri değişmiyor. Böylece “Madaram”, dil ve coğrafya farkının anne sevgisi karşısında anlamını yitirdiğini güçlü bir şekilde hissettiriyor.

30 YILLIK ARADAN SONRA SINIRLARI AŞAN DÖNÜŞ

Seyhan Soylu’nun yaklaşık 30 yıl sonra yeniden müzik dünyasına dönmesi, yalnızca yeni şarkılar yayımladığı bir süreç değil; farklı kültürler arasında müzikal köprüler kurduğu kapsamlı bir sanat projesine dönüştü.

Soylu, halk ezgilerinden modern düzenlemelere, geleneksel anlatılardan yapay zekâ destekli kliplere kadar uzanan çalışmalarında her eser için farklı bir dil, coğrafya ve duygu seçti.

Sanatçı daha önce Türkçe, Yunanca ve Sırpçayı buluşturan “Dol Karabakır Dol”, Almanca yorumuyla “Deliloy”, Arapça ve Fransızca hazırlanan “Şemmamê”, Rusça “Da Da Davay”, Ermenice “Sarı Gelin”, Bulgarca “Arda Boyları”, İspanyolca “Ardiendo”, İtalyanca “Bullo” ve Türkçe-İspanyolca “Dere Geliyor Dere” gibi eserlerle dinleyicilerin karşısına çıktı.

Serinin 15. çalışması “Hocalı”da Türkçe ve Azerbaycan Türkçesini bir araya getiren Soylu, 16. eseri “Madaram” ile rotasını Farsça müziğin şiirsel dünyasına çevirdi.

YAPAY ZEKÂ DESTEKLİ KLİPTE ANNE VE EVLAT HAFIZASI

Seyhan Soylu’nun çok dilli eserlerine eşlik eden yapay zekâ destekli klipler, “Madaram” ile daha kişisel ve duygusal bir anlatıma kavuşuyor.

Klipte anne ve evlat arasındaki bağın farklı dönemleri; çocukluk hatıraları, ayrılıklar, bekleyişler, aile evinin sıcaklığı ve yıllar geçse de unutulmayan bir anne yüzü üzerinden anlatılıyor.

Geleneksel İran estetiğinden izler taşıyan görüntülerle modern dijital prodüksiyon dili bir araya gelirken, klip yalnızca şarkıyı görselleştiren bir çalışma olmaktan çıkıp anneye yazılmış sinematik bir mektuba dönüşüyor.

ÇOK DİLLİ SERİNİN EN EVRENSEL ESERLERİNDEN BİRİ

“Madaram”, Seyhan Soylu’nun çok dilli müzik yolculuğunda hem kişisel hem de evrensel bir yerde duruyor. Çünkü anne sevgisi, hangi dilde anlatılırsa anlatılsın karşılığını her toplumda bulan ortak bir duygu taşıyor.

Türkçe ve Farsçanın melodik yapısını aynı eserde buluşturan çalışma, yalnızca Türkiye ve İran dinleyicilerine değil, anne sevgisini ve özlemini taşıyan herkese ulaşmayı hedefliyor.

Seyhan Soylu, serinin 16. eseriyle müziğin sınırları aşan, farklı toplumları ortak duygularda birleştiren ve insan hafızasında kalıcı izler bırakan gücünü bir kez daha ortaya koyuyor.

**“Madaram”, bir annenin adını iki farklı dilde söyleyen fakat aynı kalpten yükselen evrensel bir sevgi şarkısı olarak Seyhan Soylu’nun çok dilli sanat yolculuğundaki yerini alıyor.**

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter