Türkiye ile Suriye arasındaki ekonomik ilişkilerde uzun yıllardır görülmeyen ölçekte yeni bir dönem başlıyor. Gaziantep’te düzenlenen Anadolu Ajansı Kent Ekonomileri Zirvesi’nde yapılan açıklamalar, iki ülke arasındaki ticaret, yatırım, bankacılık ve lojistik alanlarında kapsamlı iş birliklerinin kapısını araladı. Zirvenin en dikkat çekici gelişmesi ise Türk bankalarının Suriye’de şube açmasına yönelik mutabakat sağlanması oldu.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye ve Suriye arasında ekonomik entegrasyonu güçlendirecek önemli adımlar atıldığını belirterek, Türk bankalarının Suriye’de faaliyet göstermesi konusunda taraflar arasında anlaşmaya varıldığını açıkladı. Söz konusu gelişme, yıllardır yaptırımlar ve savaş nedeniyle büyük ölçüde işlevsiz hale gelen Suriye finans sisteminin yeniden yapılandırılması açısından kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Gaziantep’te gerçekleştirilen zirvenin Halep-Gaziantep oturumunda konuşan Bakan Bolat, bankacılık alanındaki iş birliğinin yalnızca şube açılışlarıyla sınırlı kalmayacağını ifade etti. Bolat, Suriye’nin milli para biriminin basılması konusunda da çeşitli temasların sürdüğünü belirterek, iki ülke arasındaki finansal ilişkilerin daha geniş bir çerçevede ele alındığını vurguladı. Bu açıklama, ekonomik iş birliğinin sadece ticaret değil para politikaları ve finansal altyapı alanlarını da kapsayacağı yönünde değerlendirmelere neden oldu.
Suriye tarafı da ekonomik normalleşme sürecine ilişkin önemli mesajlar verdi. Suriye Ekonomi ve Sanayi Bakanı Muhammed Nidal eş-Şaar, ülkesinin uluslararası yaptırımların etkilerinden kademeli olarak çıkmaya başladığını belirterek önceliklerinin bankacılık sistemini modernleştirmek olduğunu söyledi. Eş-Şaar, yabancı yatırımcıların önünü açacak düzenlemeler üzerinde çalıştıklarını ve özellikle Türk iş insanlarını Suriye’de yatırım yapmaya davet ettiklerini ifade etti.
Ekonomik ilişkilerde belirlenen hedefler de dikkat çekici boyutlara ulaşıyor. Bakan Bolat, Türkiye ile Suriye arasındaki ticaret hacminin 2030’lu yılların başında 10 milyar dolara çıkarılmasının hedeflendiğini açıkladı. Son yıllarda yaşanan siyasi ve ekonomik gelişmeler nedeniyle sınırlı kalan ticaretin, sınır kapılarının yeniden açılması ve lojistik altyapının güçlendirilmesiyle birlikte önemli ölçüde büyümesi bekleniyor.
Bu kapsamda sınır ticaretini kolaylaştıracak projeler de hız kazanmış durumda. İslahiye Gümrük Kapısı’nın açılması için hazırlıkların tamamlandığı belirtilirken, Suriye’nin kuzeydoğusunda istikrarın sağlanmasının ardından Nusaybin-Kamışlı Gümrük Kapısı’nın da yeniden hizmete alınacağı duyuruldu. Uzmanlara göre bu gelişmeler, iki ülke arasındaki mal ve hizmet akışını hızlandırarak ticaret maliyetlerini düşürecek.
Lojistik alanda da kapsamlı yatırımlar planlanıyor. Gaziantep Valiliği ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin koordinasyonunda, Suriye’de savaş nedeniyle zarar gören veya eksik kalan demir yolu hatlarının tamamlanmasına yönelik teknik ve lojistik destek sağlanacak. Böylece hem yük taşımacılığı hem de bölgesel ticaret ağlarının daha etkin hale getirilmesi amaçlanıyor.
Öte yandan iş birliği yalnızca ticaret ve finans sektörüyle sınırlı kalmayacak. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Suriye’nin Serakib kentinde büyük ölçekli bir Organize Sanayi Bölgesi kurulması için hazırlıklara başladı. Söz konusu projenin hayata geçirilmesi halinde bölgede yeni üretim tesislerinin kurulması, istihdamın artırılması ve Türk yatırımcıların Suriye pazarında daha aktif rol üstlenmesi bekleniyor.
Suriye Ekonomi ve Sanayi Bakanı eş-Şaar’ın zirvede yaptığı açıklamalar da dikkat çekti. Türk yatırımcılara doğrudan çağrıda bulunan Şaar, iki ülkenin tarihsel ve ekonomik bağlarına vurgu yaparak, “Türkiye ile kader birliğimiz söz konusu. Suriye artık yatırımlara açık bir ülke konumuna gelmiştir. Bazı bürokratik sorunlar yaşanabilir ancak bunları ortak iradeyle aşacağız. Suriye hazır. Bizim ülkemiz, sizin de ülkenizdir” ifadelerini kullandı.
Uzmanlar, Türk bankalarının Suriye’de faaliyet göstermeye başlamasının özellikle para transferleri, ticaret finansmanı, kredi mekanizmaları ve yatırım süreçleri açısından büyük kolaylık sağlayacağını belirtiyor. Finansal altyapının güçlenmesiyle birlikte Türk şirketlerinin Suriye’deki projelere daha rahat erişebileceği, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin yeni bir ivme kazanabileceği değerlendiriliyor.
Gaziantep’te verilen mesajlar, Türkiye ile Suriye arasında yalnızca diplomatik değil ekonomik anlamda da yeni bir sayfanın açılmakta olduğunu ortaya koyarken, önümüzdeki dönemde bankacılıktan sanayiye, ulaşımdan ticarete kadar birçok alanda somut adımların atılması bekleniyor. Bu gelişmelerin, savaş sonrası yeniden yapılanma sürecindeki Suriye ekonomisine önemli katkılar sağlaması ve Türk iş dünyası için yeni fırsatlar oluşturması öngörülüyor.
