Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna’nın TürkAkım ve Mavi Akım doğalgaz boru hatlarına yönelik sabotaj hazırlığında olduğunu açıkladı ve bu konuda Türkiye ile bilgi paylaştıklarını duyurdu. Putin, Karadeniz’in dibinden geçen boru hatlarına yönelik tehditlerin “çok tehlikeli bir oyun” olduğunu vurguladı. Rus lider, “Kuzey Akım boru hatlarında yaşanan sabotaj örneğinde olduğu gibi, şimdi de Kiev yönetimi ve bazı Batılı özel servislerin desteğiyle Mavi Akım ve TürkAkım hatlarına sabotaj hazırlığı yapıldığına dair bilgiler elimizde mevcut. Bu alanda Türk dostlarımızı bilgilendirdik” dedi.
Putin, Avrupa’ya gaz tedarikinde önümüzdeki dönemde kısıtlamalar ve yasakların olabileceğini belirterek, “Avrupa, 24’ünden itibaren Rus gazı ve sıvılaştırılmış gaz alımlarını kısıtlama planlıyor. 2027’de daha ileri kısıtlamalar veya tamamen yasaklama ihtimali var. Bu durumda açılan yeni pazarlar bizim için daha avantajlı olabilir” ifadelerini kullandı. Rusya lideri, Avrupa’daki enerji krizinin, Avrupalı yetkililerin yanlış politikalarından kaynaklandığını ve söz konusu politikaların halklarının çıkarlarıyla örtüşmediğini de sözlerine ekledi.
Putin ayrıca, Rusya’nın tüm ortakları için güvenilir bir enerji kaynağı olduğunu belirterek, Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelerin enerji fiyatlarını etkilediğini söyledi. “Tedariklerde kesinti yaşanmadı, ancak fiyatlar yükseldi. Bunun nedeni, küresel enerji piyasalarındaki durum ve petrol ile gaz piyasalarındaki dalgalanmalar” dedi. Rus lider, özellikle Orta Doğu’daki olaylar nedeniyle doğal gazı daha yüksek fiyatlardan almaya hazır müşterilerin ortaya çıktığını vurguladı.
Putin’in açıklamaları, TürkAkım ve Mavi Akım boru hatları başta olmak üzere Avrupa ve Türkiye enerji piyasalarında ciddi endişelere yol açtı. Rusya’nın Türkiye ile paylaştığı sabotaj uyarısı, bölgedeki enerji güvenliği, uluslararası enerji tedarik zincirlerinin güvenliği ve olası jeopolitik riskler konusunda yeni tartışmalar başlattı. Uzmanlar, Karadeniz üzerinden geçen boru hatlarının korunmasının kritik olduğunu ve herhangi bir sabotaj girişiminin hem bölgesel hem de küresel enerji piyasaları üzerinde ciddi etkiler yaratabileceğini belirtiyor.
