Orta Doğu’daki artan gerilim ve özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki tansiyon, Türkiye ekonomisini doğrudan etkileyebilecek bir risk olarak gündeme geldi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, küresel ölçekte yaşanan çatışmaların ülkemize yansımalarını değerlendirdiği açıklamasında, özellikle Kızıldeniz ve Hürmüz Boğazı’nda artan gerilimin uluslararası ticaret akışını sekteye uğrattığını ve bunun Türkiye’de enflasyon üzerinde baskı oluşturabileceğini ifade etti. Bakan Şimşek, bu durumun küresel ticaretin ve enerji akışının bozulmasına neden olabileceğini, savaşın uzun sürmesi hâlinde Türkiye’nin cari açığı ve enflasyon rakamlarının olumsuz etkilenebileceğini vurguladı.
Şimşek, kısa vadeli bir çatışma durumunda ekonomik etkilerin sınırlı kalabileceğini belirtirken, “1-2 ay sürecek bir gerilimde etkilerin kontrol edilebilir olduğunu düşünüyoruz, ancak daha uzun sürerse cari açık ve enflasyona etkileri ciddi olabilir. Savaşın etkisini küçümsememek lazım ama bu etkiyi yönetiyoruz” dedi. Bakan, geçmişte yaşanan İsrail-İran gerilimini hatırlatarak, Hürmüz’de olası bir kapanmanın enerji ve emtia ticareti üzerinde ciddi sonuçlar doğurabileceğini ve bunun Türkiye’ye doğrudan yansıyacağını ifade etti.
Ekonomi yönetimi, küresel şoklara karşı çeşitli önlemler almış durumda. Şimşek, Merkez Bankası’nın döviz ve TL likiditesini dengelemek amacıyla önemli adımlar attığını ve TL uzlaşmalı vadeli döviz satım işlemlerinin devreye alındığını açıkladı. Sermaye Piyasası Kurulu’nun spekülatif hareketleri sınırlamak için tedbirler aldığını, Borsa İstanbul’da açığa satışın geçici olarak yasaklandığını ve işlem yoğunluğunu azaltacak düzenlemelerin uygulandığını belirtti.
Enerji fiyatlarındaki artışa karşı Eşel Mobil sisteminin devrede olduğunu dile getiren Şimşek, sistem sayesinde akaryakıt fiyatlarındaki artışın sınırlı tutulduğunu ve olası fiyat artışlarının önüne geçildiğini aktardı. “Eşel mobil sistemi olmasaydı bugün Ankara’da mazot 83,10 TL, benzin ise 71,11 TL seviyesinde olacaktı. Bu sistem sayesinde mazot 67,10 TL, benzin 62,30 TL seviyesinde tutuldu” ifadelerini kullandı. Sistemle ilgili olarak bütçeye ek yük geldiğini ancak uygulamanın geçici olduğunu ve savaşın kısa sürede sona ermesi beklentisiyle hayata geçirildiğini söyledi.
Şimşek, mevcut küresel gelişmelere rağmen enflasyonda düşüş trendinin süreceğini öngördüğünü belirterek, “Savaş nedeniyle ciddi bir şokla karşı karşıyayız, ancak geçici olacağı varsayımıyla enflasyon bu sene düşmeye devam edecek. Daha çok cari açık konusunda tedirginim, ama yine de yönetilebilir olacağını düşünüyorum” açıklamasında bulundu.
Bakanın değerlendirmeleri, Türkiye ekonomisinin ani dış şoklara karşı dayanıklılığını sürdürmeye çalışsa da, bölgesel gerilimlerin enerji, ticaret ve finansal piyasalar üzerinden ülkeye yansıyabileceğine dikkat çekiyor. Özellikle uzun sürecek bir savaşın enflasyon, cari açık ve enerji maliyetleri üzerinde ciddi baskılar oluşturabileceği vurgulanıyor. Ayrıca alınan önlemlerle piyasaların istikrarının korunmaya çalışıldığı, ancak risklerin tamamen ortadan kalkmadığı da açıkça ifade edildi.
Bu açıklamalar, hem ekonomi çevrelerinde hem de yatırımcılar nezdinde yakından takip ediliyor; Türkiye’nin dış risklere karşı aldığı önlemler ve olası olumsuz senaryolara hazırlığı kritik önem taşıyor.
