Eski Türkiye güzeli Fatoş Seğmen, kısa süre içerisinde yaşadığı iki büyük kayıpla sarsıldı. 31 Ağustos 2025’te iş insanı eşi Bülent Erdoğan’ı kaybeden Seğmen, geçtiğimiz hafta da henüz 4,5 yaşındaki kızı Alya Erdoğan’ı son yolculuğuna uğurladı. Hem eşinin hem de kızının vefatıyla derin bir acı yaşayan Seğmen, kızının uzun süren tedavi sürecini, hastalığının ağırlaşmasını ve son anlarında yaşadıklarını anlattı.
Birsen Altuntaş’a konuşan Seğmen’in açıklamaları, küçük Alya’nın yıllarca süren yaşam mücadelesini gözler önüne serdi. Büyük bir kayıp yaşayan anne, yaşadığı acıya rağmen hayata tutunacağını ve kızının hatırasını yaşatacağını söyledi.
Alya Henüz 8 Aylıkken Hastalıkla Mücadele Etmeye Başladı
Fatoş Seğmen, kızı Alya’nın henüz 8 aylıkken kronik bir rahatsızlıkla mücadele etmeye başladığını belirtti. Küçük kızın sağlık sorunları nedeniyle sık sık zor günler geçirdiğini anlatan Seğmen, tedavi sürecinin aile için oldukça yıpratıcı olduğunu dile getirdi.
Alya’nın hastalığı nedeniyle iki kez entübe edildiğini söyleyen anne, her iki durumda da kızının hayata tutunmayı başardığını ifade etti. Uzun süre hastanede kalan küçük Alya’nın sağlık durumunun zaman zaman ağırlaştığını, özellikle soğuk algınlığı gibi rahatsızlıkların ciddi sonuçlara yol açabildiğini anlattı.
Seğmen, kızının yaşam mücadelesini anlatırken onun ne kadar güçlü olduğunu vurguladı. Yaşadıkları tüm zorluklara rağmen birlikte güzel zamanlar geçirdiklerini belirten anne, tedavi sürecinin ardından kızının sağlığına kavuştuğu anların kendileri için büyük mutluluk olduğunu söyledi.
Aylar Süren Tedavinin Ardından Güzel Bir Yaz Geçirdiler
Alya’nın tedavi sürecinde yaşadıkları zorlu günleri anlatan Fatoş Seğmen, 21 Şubat’ta hastaneye girdiklerini ve 25 Mayıs’ta alkışlarla taburcu olduklarını belirtti. Uzun ve yorucu tedavinin ardından kızının sağlık durumunun düzelmesi aileye umut verdi.
Hastaneden çıktıktan sonra birlikte Çeşme’de güzel bir yaz geçirdiklerini söyleyen Seğmen, o günlerin kendileri için ne kadar kıymetli olduğunu dile getirdi.
Ancak rutin bir kontrol sırasında küçük Alya’nın virüs kaptığının anlaşıldığını belirten anne, bu gelişmenin ardından sağlık durumunun yeniden ağırlaştığını anlattı. Virüs nedeniyle sol akciğerinin tamamen kapandığını söyleyen Seğmen, kızının yaşamını sürdürebilmesi için ventilatör desteğine ihtiyaç duyduğunu ifade etti.
Alya’nın tedavisi İzmir Şehir Hastanesi’nde devam etti. Seğmen, kızının sağlık durumunun ağırlaşmasının ardından yaşadıkları çaresizliği dile getirirken o günlerin kendileri için ne kadar zor geçtiğini anlattı.
“Gözümün İçine Öyle Bir Baktı Ki…”
Fatoş Seğmen’in açıklamalarında en yürek burkan bölüm ise kızının son günlerine ilişkin sözleri oldu. Küçük Alya’nın uzun süren tedavilerden, iğnelerden ve aynı süreçleri tekrar tekrar yaşamaktan yorulduğunu hissettiğini anlatan anne, kızının kendisine bakışını unutamadığını söyledi.
Yoğun bakım odasından ayrıldıktan kısa süre sonra kızının kalbinin durduğu haberini aldığını belirten Seğmen, yaşadığı anları şu sözlerle anlattı:
“Aynı süreçleri, iğneleri tekrar tekrar yaşamaktan çok yoruldu. Gözümün içine öyle bir baktı ki, o yorgunluğu gördüm. Yoğun bakım odasından çıktım, bir adım yürüdüm, haberi geldi. Evladımın kalbi durmuş. Buraya kadarmış. Bazen ne kadar savaşırsan savaş sonucu değiştiremiyorsun…”
Kızının kaybıyla büyük bir yıkım yaşadığını belirten Seğmen, bir anne olarak elinden gelen her şeyi yaptığını ancak bazı durumlarda bütün çabalara rağmen sonucun değişmediğini ifade etti.
“Hayattan Vazgeçmeyeceğim”
Kızının vefatının ardından derin bir yas sürecine giren Fatoş Seğmen, acısının henüz çok taze olduğunu söyledi. Zaman zaman ağlama krizleri yaşadığını belirten anne, Alya’nın kendisini üzgün görmek istemediğini ve gözyaşlarını silmeye çalıştığını anlattı.
Kızının hatırasını yaşatmaya devam edeceğini vurgulayan Seğmen, hayattan vazgeçmeyeceğini dile getirdi. Alya’yı hiçbir zaman unutmayacağını söyleyen anne, bir gün yeniden kavuşacaklarına inandığını belirtti.
Seğmen, duygularını şu sözlerle ifade etti:
“Acım çok yeni, ağlama krizleri yaşıyorum. Alya ağlamamı hiç istemezdi, gözyaşlarımı kendisi silerdi. Bu nedenle yaşamaktan vazgeçmeyeceğim. O benim için ölümsüz. Mutlaka bir gün kavuşacağız. Bana annelik gibi muhteşem bir duyguyu yaşattı. Mümkün olsa ona kalbimi verirdim ama olmadı.”
Kızının kendisi için çok özel bir çocuk olduğunu belirten Seğmen, yaşadığı büyük acıya rağmen Alya’dan kalan anılarla yaşamını sürdürmeye çalışacağını söyledi.
Eşi Bülent Erdoğan’ı da Geçen Yıl Kaybetmişti
Fatoş Seğmen’in yaşadığı acı, kızının vefatından önce başlamıştı. Eski Türkiye güzeli, iş insanı eşi Bülent Erdoğan’ı 31 Ağustos 2025’te, 52 yaşındayken kaybetti.
Eşinin bilinen bir sağlık sorunu olmadığını söyleyen Seğmen, bağırsakta tespit edilen polip nedeniyle yapılan müdahalenin ardından Erdoğan’ın kısa süre içerisinde rahatsızlandığını ve hayatını kaybettiğini anlattı.
Eşinin vefatının kendisi için beklenmedik olduğunu belirten Seğmen, peş peşe yaşadığı kayıpların hayatını derinden etkilediğini dile getirdi.
“Eşim çok sağlıklıydı, bağırsağında polip oluşmuş. Onu aldırmak istedi. Sonra çok kısa süre içinde rahatsızlandı ve kaybettik. Üst üste geldi her şey.”
Bülent Erdoğan’ın vefatının ardından ailesi tarafından Malatya’da adına bir okul yaptırıldığı da aktarıldı.
Peş Peşe Gelen Kayıplarla Sarsıldı
Bir yıl içerisinde hem eşini hem de henüz 4,5 yaşındaki kızını kaybeden Fatoş Seğmen’in yaşadıkları, duyanları derinden etkiledi. Kızının aylar süren tedavisi boyunca yanında olduğunu ve onun yaşam mücadelesine yakından tanıklık ettiğini anlatan Seğmen, evlat acısının tarif edilemez olduğunu vurguladı.
Yaşadığı kayıpların ardından zor bir dönemden geçen eski Türkiye güzeli, kızının hatırasını yaşatmaya ve hayatına devam etmeye çalışacağını belirtti. Seğmen’in açıklamaları, ailesiyle yaşadığı mutlu günleri ve Alya için verdiği mücadeleyi yeniden gündeme taşıdı.
Fatoş Seğmen için şimdi en büyük dayanak, kızından kalan anılar ve onunla bir gün yeniden kavuşacağına dair inancı.
