ABD ile Venezuela arasında uzun süredir diplomatik gerilim yaratan ve uluslararası kamuoyunun yakından takip ettiği Nicolas Maduro davasında önemli bir gelişme yaşandı. Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile eşi Cilia Flores hakkında ABD’de yürütülen ceza davasında yargılama takvimi resmen kesinleşti. New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi’nde görülen durum duruşmasında mahkeme, davanın jüri önünde 1 Haziran 2027 tarihinde başlamasına karar verdi.
Uluslararası uyuşturucu kaçakçılığı ve “narkoterörizm” suçlamalarıyla yargılanan Maduro ile eşi Flores, yaklaşık 15 dakika süren duruşmada hazır bulunurken, haklarındaki suçlamaları bir kez daha reddetti. Duruşmada davanın esasına ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmazken, önümüzdeki aylarda izlenecek hukuki süreç ve tarafların mahkemeye sunacağı başvuruların takvimi ayrıntılı şekilde belirlendi.
Dünyanın Gündemine Oturan Operasyonun Ardından Kritik Süreç
3 Ocak’ta yaşanan gelişmeler uluslararası siyasette büyük yankı uyandırmıştı. ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin uzun süredir hedef aldığı Nicolas Maduro, Karakas’taki konutuna düzenlenen askeri operasyon sonrası ABD güçleri tarafından gözaltına alınarak New York’a götürülmüştü. Aynı operasyonda eşi Cilia Flores de gözaltına alınmış, çift daha sonra federal mahkeme kararıyla tutuklanmıştı.
Dünya kamuoyunun canlı yayınlarla takip ettiği operasyon, uluslararası hukuk açısından da yoğun tartışmalara neden olurken, davanın nasıl ilerleyeceği merak konusu olmuştu. Son durum duruşmasıyla birlikte artık dava sürecinin yol haritası da netlik kazanmış oldu.
İlk Büyük Hukuki Hamle Dokunulmazlık Talebi Olacak
Mahkeme tarafından onaylanan takvime göre savunma ekibi ilk kapsamlı başvurularını 2 Eylül 2026 tarihine kadar sunacak. Bu başvuruların en dikkat çekici bölümünü ise Nicolas Maduro’nun devlet başkanı sıfatı nedeniyle ABD mahkemelerinde yargılanamayacağını öne süreceği dokunulmazlık talebinin oluşturması bekleniyor.
Savunma, uluslararası hukuk kurallarını gerekçe göstererek Maduro’nun yabancı bir devletin görevdeki lideri olması nedeniyle ABD’nin yargı yetkisinin bulunmadığını savunacak. Bu talep, davanın geleceğini doğrudan etkileyebilecek en kritik hukuki başlık olarak değerlendiriliyor.
ABD Adalet Bakanlığı ise savunmanın dilekçesine ilişkin cevabını 2 Ekim 2026 tarihine kadar mahkemeye sunacak. Savunma tarafının son yanıtını ise 16 Ekim’de vermesi planlanıyor. Tarafların ilk hukuki itirazları Kasım 2026’da yapılacak sözlü duruşmada ayrıntılı şekilde ele alınacak.
Delil Paylaşımı İki Aşamada Gerçekleştirilecek
Mahkemenin belirlediği takvim doğrultusunda hükümet, gizlilik derecesi bulunmayan delillerin büyük bölümünü 22 Eylül 2026 tarihine kadar savunmaya teslim edecek.
Bunun ardından ulusal güvenliği ilgilendiren gizli belgelerin önemli kısmının ise 15 Kasım 2026 tarihine kadar paylaşılması hedefleniyor. Ancak ABD Adalet Bakanlığı, söz konusu belgelerin diğer federal kurumların incelemelerine bağlı olduğunu belirterek süreçte gecikme yaşanması halinde mahkemeden ek süre talep edebileceğini bildirdi.
Özellikle Gizli Bilgi Usulleri Yasası (CIPA) kapsamında değerlendirilecek belgelerin paylaşımının yeni hukuki tartışmaları beraberinde getireceği ifade edilirken, tarafların bu süreçte ek başvurular yapabileceği belirtiliyor.
İkinci Tur Başvurular 2027 Yılında Yapılacak
İlk hukuki süreçlerin tamamlanmasının ardından dava ikinci aşamaya geçecek. Mahkeme takvimine göre savunma ekibi ikinci tur dilekçelerini 11 Ocak 2027 tarihinde sunacak.
ABD hükümetinin buna ilişkin cevabı ise 18 Şubat 2027 tarihinde mahkemeye iletilecek. Tarafların son yazılı beyanlarını ise 11 Mart 2027 tarihinde tamamlaması bekleniyor.
Aynı gün ABD hükümeti, CIPA’nın 4. maddesi kapsamında gizli belgelerin mahkemede nasıl kullanılacağına ilişkin başvurusunu da gerçekleştirecek. Bu işlemlerin tamamlanmasının ardından dava jüri önüne taşınacak.
Jüri Yargılaması 1 Haziran 2027’de Başlayacak
Federal Yargıç Alvin Hellerstein başkanlığındaki mahkeme, tüm hazırlık sürecinin ardından davanın 1 Haziran 2027 tarihinde görülmeye başlanmasına karar verdi.
Bu tarihte savcılık ile savunma tarafı jüri önünde iddialarını ve delillerini sunacak. Mahkemenin vereceği kararın yalnızca Maduro’nun geleceğini değil, uluslararası hukuk açısından devlet başkanlarının yabancı ülkelerde yargılanabilmesine ilişkin emsal niteliğinde olabileceği değerlendiriliyor.
Erteleme Talebi Hakkı Saklı Tutuldu
Mahkeme dosyasına sunulan ortak dilekçede hem savcılık hem de savunma tarafının belirlenen tarihler için erteleme talebinde bulunma hakkını saklı tuttuğu belirtildi.
Savunma avukatları ayrıca mahkemenin dokunulmazlık ya da yargı yetkisine ilişkin kararını geciktirmesi halinde ikinci aşama takviminin ertelenmesini talep edebileceklerini de kayıt altına aldı.
Mahkeme Önünde Protestolar Düzenlendi
Duruşmanın yapıldığı sırada New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi önünde toplanan Maduro karşıtı göstericiler dikkat çekti. Ellerinde pankartlarla mahkeme binası önünde toplanan grup, Venezuela’daki yönetimi protesto eden sloganlar attı.
Yoğun güvenlik önlemleri altında gerçekleşen gösteriler sırasında herhangi bir olumsuzluk yaşanmadığı bildirildi.
Dava Uluslararası Kamuoyu Tarafından Yakından İzleniyor
ABD makamları Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores’i uluslararası uyuşturucu kaçakçılığı ile narkoterörizm suçlamaları kapsamında yargılıyor. Dava yalnızca iki sanığın hukuki durumunu değil, devlet başkanlarının uluslararası hukuk kapsamındaki dokunulmazlık sınırlarını da yeniden gündeme taşıyor.
Önümüzdeki aylarda savunmanın sunacağı dokunulmazlık başvurusu ve mahkemenin bu konuda vereceği kararın, davanın yönünü belirleyecek en kritik gelişme olması bekleniyor. Hukuk çevreleri, bu kararın yalnızca ABD için değil, uluslararası ceza hukuku açısından da uzun yıllar tartışılacak önemli bir emsal oluşturabileceğini ifade ediyor.
