Altın fiyatlarında son günlerde başlayan düşüş eğilimi 2 Eylül Çarşamba günü de devam etti. Güvenli liman olarak görülen değerli metal, küresel piyasalarda artan faiz beklentileri ve yükselen enerji maliyetlerinin baskısıyla değer kaybetmeyi sürdürdü.
Ons altın, günün erken saatlerinde 4 bin 304 dolar seviyesine kadar gerileyerek son üç haftanın en düşük seviyesini gördü. Böylece altında satış baskısı üst üste dördüncü işlem gününe taşınmış oldu.
Ağustos ayının son bölümünde güçlü bir yükseliş sergileyen ons altın, 25 Ağustos’ta 4 bin 755 dolarla üç ayın zirvesine ulaşmıştı. Ancak zirvenin ardından başlayan düşüş kısa sürede hız kazandı. 2 Eylül sabahındaki seviyeler dikkate alındığında, ons altında yaklaşık bir haftalık süreçte kayıp yüzde 9,5’e yaklaştı.
Bu sert geri çekilme, yatırımcıların altındaki yükselişin devam edip etmeyeceği konusunda daha temkinli hareket etmesine neden oldu.
ALTINDA TEKNİK GÖRÜNÜM BOZULDU
Ons altında yaşanan düşüş yalnızca günlük fiyat hareketi açısından değil, teknik göstergeler bakımından da önem taşıyor.
Değerli metal, yatırımcıların yakından takip ettiği 200 günlük hareketli ortalamanın altına geriledi. Yaklaşık 4 bin 530 dolar seviyesinde bulunan bu ortalama, bundan sonraki süreçte ons altın açısından önemli bir direnç noktası olarak öne çıkıyor.
Uzmanların değerlendirmelerine göre altının yeniden güç kazanabilmesi için öncelikle 4 bin 400 dolar seviyesinin aşılması gerekiyor. Daha güçlü bir toparlanma hareketinin oluşabilmesi için ise 4 bin 530 dolar civarındaki 200 günlük ortalamanın üzerine çıkılması önem taşıyor.
Aşağı yönlü hareketin devam etmesi halinde ise 4 bin 300 dolar seviyesi kritik psikolojik eşik olarak izlenecek. Bu seviyenin altında kalıcı hareket görülmesi durumunda 4 bin 200-4 bin 220 dolar aralığı yeni destek bölgesi olarak takip edilebilir.
JEOPOLİTİK GERİLİM BU KEZ ALTINA DESTEK OLMADI
Altının son dönemdeki hareketinde jeopolitik gelişmeler de önemli rol oynuyor. Normal şartlarda savaş ve çatışma risklerinin artması, yatırımcıların güvenli liman olarak altına yönelmesine neden oluyor.
Ancak son gelişmelerde tablo farklılaştı.
ABD ile İran arasındaki yeni saldırıların ardından petrol fiyatlarında sert yükseliş görülürken, enerji maliyetlerinin artması ABD ekonomisinde enflasyon endişelerini yeniden gündeme taşıdı.
Brent petrolün 2 Eylül sabahında 95 doların üzerine çıkması, ABD tipi ham petrolün ise 91 dolar civarında işlem görmesi piyasaların enerji fiyatlarını yakından takip etmesine neden oldu.
Özellikle Hürmüz Boğazı çevresindeki risklerin devam etmesi halinde petrol fiyatları üzerindeki yukarı yönlü baskının sürebileceği değerlendiriliyor.
Enerji fiyatlarının yükselmesi enflasyon beklentilerini artırırken, bu durum Fed’in para politikasına ilişkin beklentileri de değiştirdi.
FED’İN FAİZ KARARI ALTININ KADERİNİ BELİRLEYEBİLİR
Altın fiyatlarındaki düşüşün en önemli nedenlerinden biri ise ABD Merkez Bankası Fed’e ilişkin faiz beklentilerindeki değişim oldu.
Piyasalarda Fed’in eylül toplantısında faiz artırabileceğine yönelik beklentiler belirgin şekilde güçlendi. Vadeli piyasalardaki fiyatlamalar, faiz artırımı ihtimalinin yaklaşık yüzde 67 seviyesine yükseldiğine işaret ediyor.
Geçtiğimiz hafta yüzde 30’lar civarında olan bu beklentinin kısa sürede yüzde 70’e yaklaşması, altın piyasasında satış baskısını artırdı.
Faiz getirisi bulunmayan altın, tahvil faizlerinin yükseldiği dönemlerde yatırımcılar açısından daha az cazip hale geliyor. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 4,81-4,82 seviyelerine yükselmesi de altın üzerindeki baskının artmasına neden oldu.
Güçlenen dolar da değerli metalin fiyatını aşağı çeken diğer unsurlardan biri olarak öne çıktı.
GÖZLER CUMA GÜNÜ AÇIKLANACAK VERİDE
Altın piyasasında bundan sonraki yön açısından en kritik gelişmelerden biri cuma günü açıklanacak ABD tarım dışı istihdam verisi olacak.
4 Eylül Cuma günü Türkiye saatiyle 15.30’da açıklanması beklenen verinin, Fed’in önümüzdeki dönemde izleyeceği para politikasına ilişkin beklentiler üzerinde önemli etkisi bulunuyor.
Piyasa beklentileri, ABD’de istihdam artışının yaklaşık 50-60 bin kişi seviyesinde gerçekleşmesi yönünde.
İstihdam verisinin beklentilerin üzerinde güçlü gelmesi halinde Fed’in faiz artırma ihtimalinin daha da güçlenmesi beklenebilir. Böyle bir senaryoda tahvil faizlerinin yükselmesi ve doların değer kazanması, altın üzerindeki satış baskısını artırabilir.
Buna karşılık istihdam piyasasının beklentilerden daha fazla zayıfladığını gösteren bir veri, Fed’in faiz politikasına ilişkin beklentilerin değişmesine yol açabilir. Tahvil faizlerindeki olası gerileme de altın fiyatlarına destek sağlayabilir.
BEJ KİTAP DA YAKINDAN TAKİP EDİLECEK
Piyasaların takip edeceği bir diğer önemli gelişme ise Fed’in Bej Kitap raporu olacak.
Türkiye saatiyle 21.00’de açıklanması beklenen raporda ABD ekonomisinin farklı bölgelerindeki ekonomik aktivite, istihdam, ücretler ve fiyat baskılarına ilişkin değerlendirmeler yer alacak.
Özellikle yüksek enerji fiyatlarının şirket maliyetlerine ve tüketici fiyatlarına nasıl yansıdığına ilişkin ifadeler yatırımcılar tarafından dikkatle izlenecek.
Enflasyon baskısının güçlendiğine yönelik mesajların öne çıkması, Fed’in daha sıkı para politikası uygulayabileceği beklentisini güçlendirerek altın fiyatları üzerinde ek baskı oluşturabilir.
GRAM ALTINDA 200 LİRALIK KAYIP
Küresel piyasalarda ons altının gerilemesi Türkiye’deki altın fiyatlarına da doğrudan yansıdı.
Gram altın 2 Eylül sabahında 6 bin 690 lira seviyelerine kadar geriledi. Bir önceki sabah 6 bin 880 liranın üzerinde bulunan gram altında yaklaşık 200 liralık düşüş yaşandı.
Dolar/TL’nin 48,30 lira civarında yatay seyretmesi nedeniyle ons altındaki hareketin gram altın fiyatı üzerindeki etkisi daha belirgin hale geldi.
Gram altın önceki günü yüzde 2,6’lık düşüşle 6 bin 719 liradan tamamlamıştı. Yeni işlem gününde de satış baskısı devam ederken saat 10.10 itibarıyla gram altın 6 bin 708 lira seviyesinde işlem gördü.
Aynı dakikalarda çeyrek altın 10 bin 973 lira, Cumhuriyet altını ise 43 bin 692 lira seviyesinden satıldı.
7 BİN LİRA HEDEFİ ŞİMDİLİK UZAKLAŞTI
Altındaki sert düşüş, kısa süre önce yeniden gündeme gelen 7 bin liralık gram altın seviyesinin de şimdilik uzaklaşmasına neden oldu.
Yatırımcıların bundan sonraki süreçte yalnızca günlük fiyat hareketlerine değil, ons altın ve dolar/TL’nin birlikte oluşturduğu tabloya odaklanması bekleniyor.
Ons altında 4 bin 300 dolar seviyesinin korunup korunamayacağı kısa vadede belirleyici olacak. Bu desteğin kırılması halinde daha aşağı seviyelerin gündeme gelmesi mümkün görülürken, yeniden 4 bin 400 dolar üzerine çıkılması piyasada toparlanma beklentisini güçlendirebilir.
Ancak kalıcı bir yükseliş için 4 bin 530 dolar civarındaki 200 günlük hareketli ortalamanın aşılması kritik önem taşıyor.
KUYUMCULARIN GÖZÜ CUMA GÜNÜNDE
Altın fiyatlarındaki sert dalgalanma, fiziki altın piyasasında faaliyet gösteren kuyumcuların da gündeminde.
Özellikle yatırımcıların cuma günü açıklanacak ABD tarım dışı istihdam verisini beklediği belirtilirken, gelecek verinin altının kısa vadeli yönü açısından önemli bir referans olması bekleniyor.
Piyasada oluşacak yeni beklentiler doğrultusunda gram altın fiyatında hızlı hareketler yaşanabileceği değerlendiriliyor.
Bu nedenle yatırımcıların yalnızca fiyatın yükselip yükselmediğine bakmak yerine Fed’in faiz politikası, ABD istihdam piyasası, tahvil faizleri, doların seyri ve petrol fiyatlarındaki değişimleri birlikte değerlendirmesi önem taşıyor.
Altının önündeki en önemli soru ise şu: Sert düşüşün ardından yeni bir toparlanma başlayacak mı, yoksa satış dalgası derinleşecek mi?
Bu sorunun yanıtında cuma günü açıklanacak ABD tarım dışı istihdam verisi ve Fed’e ilişkin yeni fiyatlamalar belirleyici olacak.
