Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun 2011 yılında Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmesine ilişkin yıllar sonra yeniden başlatılan soruşturmada yeni bir operasyon düzenlendi. Soruşturma kapsamında, olay tarihinde görev yapan dönemin Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ile cezaevi savcısı Necip Doğan’ın da aralarında bulunduğu 3 şüpheli gözaltına alındı. Kozinoğlu’nun diğer koğuş arkadaşı Hasan Atilla Uğur hakkında ise gözaltı kararı verildiği ve yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.
15 yıl sonra soruşturma yeniden gündemde
Kaşif Kozinoğlu, Ergenekon soruşturması kapsamında 10 Mart 2011’de tutuklandı. Eski MİT görevlisi, Silivri 1 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu bulunduğu sırada, 12 Kasım 2011’de koğuşunda rahatsızlandı.
Kozinoğlu, Silivri Devlet Hastanesi’ne sevk edilmek üzere cezaevinden çıkarılırken yaşamını yitirdi. Dönemin kayıtlarında ölüm nedeninin kalp rahatsızlığı olduğu belirtildi.
Olayla ilgili ilk soruşturmada, dönemin Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören tarafından 10 Nisan 2012’de kovuşturmaya yer olmadığı yönünde karar verildi.
Aradan geçen yılların ardından dosya yeniden incelendi. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen yeni soruşturma kapsamında, Kozinoğlu’nun ölümünün tüm yönleriyle araştırılması amacıyla farklı dönemlerde operasyonlar gerçekleştirildi.
Soruşturma kapsamında yeni gözaltılar
17 Eylül 2026’da İstanbul ve Ankara’da eş zamanlı operasyon düzenlendi. İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin gerçekleştirdiği operasyon kapsamında, olay tarihinde görev yapan bazı kamu görevlileri ile Kozinoğlu’nun koğuş arkadaşlarına yönelik işlem yapıldı.
Dönemin Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören, dönemin cezaevi savcısı Necip Doğan ve Kozinoğlu’nun koğuş arkadaşı emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım gözaltına alındı. Toplam 4 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiği, bunlardan 3’ünün yakalandığı bildirildi.
Kozinoğlu’nun diğer koğuş arkadaşı emekli Jandarma Albay Hasan Atilla Uğur’un ise Kıbrıs’ta bulunduğu tespit edildi. Uğur hakkında verilen gözaltı kararının uygulanması için çalışmaların sürdüğü aktarıldı.
Eski savcılar da soruşturmanın odağında
Gözaltına alınan isimlerden Ali İşgören, Kozinoğlu’nun hayatını kaybettiği dönemde Silivri Cumhuriyet Başsavcısı olarak görev yapıyordu. İşgören’in başsavcılığı döneminde, 2012 yılında Kozinoğlu’nun ölümüyle ilgili dosyada kovuşturmaya yer olmadığı yönünde karar verilmişti.
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan diğer isim Necip Doğan ise olay tarihinde Silivri Cezaevi savcısı olarak görev yapıyordu ve olay yeri incelemesine katılan isimler arasında yer alıyordu. Her iki eski savcının da daha sonraki süreçte FETÖ kapsamında meslekten ihraç edildiği bildirildi.
Gözaltı kararlarının, söz konusu kişilerin geçmişteki görevleri ve soruşturma dosyasındaki işlemler kapsamında verildiği belirtilirken, şüpheliler hakkındaki hukuki süreç devam ediyor.
Daha önce cezaevi görevlileri hakkında da işlem yapılmıştı
Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin yeniden yürütülen soruşturma kapsamında yalnızca 17 Eylül’deki operasyonla sınırlı kalınmadı.
Soruşturmanın önceki aşamasında, Kozinoğlu’nun hayatını kaybettiği tarihte Silivri Cezaevi’nde görev yapan 11 kişi hakkında gözaltı kararı verilmişti. Bu kişilerin 10’u yakalanırken, bir şüphelinin yurt dışında bulunduğu belirlenmişti.
Ardından sağlık ve medya personelinin de bulunduğu başka bir operasyon gerçekleştirildi. Soruşturmanın kapsamı genişletilirken, Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin cezaevi kayıtları, sağlık ekiplerinin müdahalesi ve olayın gerçekleştiği zaman dilimine ilişkin çeşitli bilgi ve belgelerin incelendiği bildirildi.
Kozinoğlu’nun mezarı açıldı
Soruşturmanın dikkat çeken adımlarından biri de feth-i kabir işlemi oldu.
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi doğrultusunda Kozinoğlu’nun Ümraniye’deki mezarının açılması kararlaştırıldı. Amaç, kesin ölüm nedeninin yeniden değerlendirilmesi ve ölümde üçüncü kişilerin herhangi bir müdahalesinin bulunup bulunmadığının araştırılması olarak açıklandı.
İnceleme kapsamında uzman ekip tarafından kemik, toprak ve diğer örneklerin alınması planlandı. Bu örneklerin Adli Tıp Kurumu tarafından incelenmesinin yanı sıra cezaevi kamera kayıtları, 112 çağrı kayıtları ve hastane belgelerinin de birlikte değerlendirilmesi öngörüldü.
12 Kasım 2011’de ne olmuştu?
Soruşturmanın merkezinde, Kaşif Kozinoğlu’nun 12 Kasım 2011’de cezaevinde yaşadığı sağlık sorunu bulunuyor.
Kozinoğlu’nun o gün koğuş arkadaşları Hasan Atilla Uğur ve Hasan Ataman Yıldırım ile rutin yürüyüşünü yaptığı, ardından duş aldığı ve kahve içtiği aktarılıyor.
Bir süre sonra göğüs ağrısı, terleme, üşüme ve elinde uyuşma gibi şikayetler yaşayan Kozinoğlu’nun koğuş arkadaşlarından yardım istediği belirtiliyor.
Hasan Atilla Uğur’un kendi kullandığı dilaltı ilacını Kozinoğlu’na verdiği, ardından cezaevindeki acil çağrı butonuna basıldığı aktarılıyor.
Sağlık ekibinin müdahalesi de araştırılıyor
Soruşturma dosyasına yansıyan bilgilere göre, olay sırasında cezaevinde bulunması gereken sağlık personelinin koğuşta olmadığı ve sağlık çalışanlarının Silivri merkezde bulunduğu belirtildi.
Sağlık görevlilerinin cezaevine ulaşmasının ardından Kozinoğlu’nun müdahale için mahkum kabul bölümüne götürüldüğü, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne de daha sonra bildirim yapıldığı aktarılıyor.
İlk ambulansın cezaevi girişine ulaşmasının ardından sağlık ekipleri tarafından müdahaleye başlandığı, Kozinoğlu’nun hastaneye sevkinin gerçekleştirildiği bildiriliyor.
Kozinoğlu, Silivri Devlet Hastanesi’ne ulaştırıldığında yaşam belirtisi göstermiyordu. Hastanede yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamayan Kozinoğlu’nun resmi ölüm saati 19.30 olarak kayda geçti.
İlk raporlarda kalp hastalığına işaret edilmişti
Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin daha önce hazırlanan Adli Tıp Kurumu raporunda ölüm nedeninin kronik iskemik kalp hastalığı olduğu belirtilmişti.
Soruşturmanın yeni aşamasında ise kesin ölüm nedeninin yeniden değerlendirilmesi ve üçüncü kişi müdahalesi bulunup bulunmadığının araştırılması amacıyla feth-i kabir işlemi gerçekleştirildi. Bu kapsamda elde edilen örneklerin Adli Tıp Kurumu tarafından incelenmesi bekleniyor.
Soruşturmanın seyri yeni incelemelerle belirlenecek
15 yıl önce cezaevinde hayatını kaybeden Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin dosyada, 2026 yılında gerçekleştirilen operasyonlarla soruşturmanın kapsamı genişletilmiş oldu.
Dönemin başsavcısı ve cezaevi savcısının yanı sıra Kozinoğlu’nun koğuş arkadaşlarının da soruşturma kapsamında gözaltı işlemine tabi tutulması, dosyanın farklı aşamalarının yeniden incelendiğini gösteriyor.
Ancak gözaltı kararları, tek başına şüphelilerin suçlu olduğu anlamına gelmiyor. Şüphelilerin hukuki durumları, yürütülecek adli işlemler ve soruşturma sonucunda elde edilecek deliller doğrultusunda netlik kazanacak.
Soruşturma kapsamında feth-i kabir işlemiyle elde edilen bulguların, cezaevi kayıtları, kamera görüntüleri, sağlık ve hastane belgeleriyle birlikte değerlendirilmesiyle Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin yeni bulguların ortaya çıkıp çıkmayacağı belirlenecek.
