Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun 2011 yılında Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturma, aradan geçen yaklaşık 15 yılın ardından yeniden gündeme geldi. Kamuoyunda uzun süredir çeşitli soru işaretlerine neden olan ölümle ilgili dosyanın yeniden incelenmesinin ardından önemli bir gelişme yaşandı.
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen yeni soruşturma kapsamında, olay tarihinde ceza infaz kurumunda görev yapan 11 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Şüphelilerden 10’unun gözaltına alındığı, bir kişinin ise FETÖ firarisi olarak yurt dışında bulunduğunun belirlendiği açıklandı.
DOSYA YILLAR SONRA YENİDEN RAFTAN İNDİRİLDİ
Kaşif Kozinoğlu, 12 Kasım 2011 tarihinde tutuklu bulunduğu Silivri 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda rahatsızlandı. Hastaneye sevk edilen Kozinoğlu, Silivri Devlet Hastanesi’ne ulaştırıldığında hayatını kaybetmişti.
O dönem yapılan incelemelerin ardından ölümle ilgili soruşturma başlatıldı. Kamera görüntüleri, tıbbi belgeler ve olay sırasında cezaevinde bulunan kişilerin ifadeleri incelendi. Ceza infaz kurumu personeli, jandarma ve sağlık görevlilerinin yanı sıra koğuş arkadaşları ile Kozinoğlu’nun eşinin de tanık olarak ifadelerine başvuruldu.
Yürütülen soruşturma sonucunda 10 Nisan 2012 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildi ve dosya kapatıldı.
Ancak yıllar sonra dosya yeniden mercek altına alındı.
ADALET BAKANI GÜRLEK: “HİÇBİR ŞÜPHELİ ÖLÜM KARANLIKTA KALMAYACAK”
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla soruşturmadaki yeni gelişmeleri kamuoyuyla paylaştı.
Gürlek, aradan yıllar geçmiş olsa dahi kamu vicdanında soru işareti oluşturan şüpheli ölümlerin yeniden ele alınacağını belirterek, ulaşılabilecek bütün delillerin araştırılacağını ifade etti.
Bakan Gürlek, açıklamasında faili meçhul olayların ve şüpheli ölümlerin zaman aşımına uğramış gibi değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.
Dosyanın yeniden incelenmesiyle birlikte soruşturma makamları, yaklaşık 15 yıl önce yaşanan olayın bütün yönleriyle aydınlatılması amacıyla yeni bir çalışma başlattı.
TAKİPSİZLİK KARARI KALDIRILDI
Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin eski dosyanın Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı tarafından yeniden incelendiği belirtildi.
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan değerlendirmelerin ardından konu Silivri Sulh Ceza Hakimliği’ne taşındı. Hakimlik, 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla daha önce verilen takipsizlik kararını kaldırdı.
Bu kararın ardından soruşturma resmen yeniden başlatıldı.
Yeni soruşturma kapsamında dosyaya gizlilik kararı getirildi ve olayın tüm ayrıntılarının yeniden araştırılması amacıyla özel bir soruşturma ekibi oluşturuldu.
11 CEZAEVİ GÖREVLİSİ HAKKINDA İŞLEM BAŞLATILDI
Soruşturmanın geldiği son aşamada, Kozinoğlu’nun hayatını kaybettiği tarihte ceza infaz kurumunda görev yapan 11 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldığı açıklandı.
Bu kişilerden 10’u yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerden birinin ise FETÖ firarisi olduğu ve yurt dışında bulunduğu tespit edildi.
Soruşturmanın bundan sonraki aşamasında gözaltına alınan şüphelilerin ifadelerinin alınması ve olayın geçmişte incelenen yönlerinin yanı sıra yeni deliller ışığında yeniden değerlendirilmesi bekleniyor.
ÖLÜMÜNDEKİ SORU İŞARETLERİ YENİDEN İNCELENECEK
Kozinoğlu’nun ölümü, yaşandığı dönemde de kamuoyunda tartışmalara neden olmuştu. Cezaevinde rahatsızlanan Kozinoğlu’nun hastaneye sevk edilmesinin ardından yaşamını yitirmesi üzerine ölüm nedenine ilişkin çeşitli incelemeler yapılmıştı.
Kozinoğlu’ndan alınan doku örneklerinde de çeşitli kimyasal etkileşimler ve zehirlenme ihtimali araştırılmıştı. İncelemelerde yiyecek, içecek veya kullandığı ilaçlardan kaynaklanabilecek olası etkiler üzerinde duruldu.
Hazırlanan kesin ölüm raporunda ise Kozinoğlu’nun kalp hastalığı nedeniyle hayatını kaybettiği değerlendirmesine yer verilmişti.
Buna rağmen dosyanın yıllar sonra yeniden açılması, olayın tüm yönleriyle tekrar araştırılmasının önünü açtı.
BAKANLIK: “HİÇBİR ŞÜPHE ARAŞTIRILMADAN BIRAKILMAYACAK”
Adalet Bakanı Akın Gürlek, yürütülen soruşturmanın yalnızca geçmişteki kayıtların tekrar incelenmesinden ibaret olmadığını, ulaşılabilecek yeni delillerin de araştırılacağını belirtti.
Soruşturmanın Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ve ilgili kurumların koordinasyonunda sürdürüldüğü ifade edildi.
Amaç, Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin varsa cevaplanmamış noktaların ortaya çıkarılması ve herhangi bir sorumluluk tespit edilmesi halinde bunun yargı önünde değerlendirilmesi olarak açıklandı.
Yetkililer, faili meçhul olaylar, şüpheli ölümler ve kamuoyunda uzun yıllardır soru işareti oluşturan dosyaların yeniden ele alınacağını vurguladı.
KAŞİF KOZİNOĞLU KİMDİR?
Kaşif Kozinoğlu, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde görev yapmış, daha sonra Milli İstihbarat Teşkilatı’nda önemli görevler üstlenmiş kıdemli bir istihbarat görevlisiydi.
Binbaşı rütbesiyle görev yapan Kozinoğlu’nun kariyerinde Suriye, Bosna-Hersek ve Afganistan gibi farklı bölgelerdeki görevler öne çıktı.
2010 yılında MİT’in Asya Bölgesi’nde başmüşavir olarak görevlendirilen Kozinoğlu, bu dönemde çeşitli yurt dışı görevlerinde bulundu.
Kozinoğlu, Ergenekon soruşturması ve davası kapsamında sanık olarak yargılanıyordu. İfade vermesine kısa süre kala Silivri Cezaevi’nde rahatsızlandı ve 12 Kasım 2011 tarihinde hayatını kaybetti.
Aradan geçen yıllarda ölümüne ilişkin soru işaretleri tamamen ortadan kalkmadı. Daha önce verilen takipsizlik kararının kaldırılmasıyla birlikte dosya yeniden yargı makamlarının gündemine taşındı.
GÖZLER YENİ SORUŞTURMANIN SONUÇLARINDA
Yaklaşık 15 yıl sonra yeniden açılan Kaşif Kozinoğlu dosyasında 11 kişi hakkında gözaltı kararı verilmesi, soruşturmanın en dikkat çekici aşamalarından biri oldu.
10 şüphelinin gözaltına alınmasıyla birlikte cezaevindeki olayın yeniden ayrıntılı biçimde incelenmesi beklenirken, yurt dışında olduğu belirlenen bir şüpheliyle ilgili de gerekli adli işlemlerin sürdürüleceği bildirildi.
Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında alınacak ifadeler, yeniden değerlendirilecek kayıtlar ve ortaya çıkabilecek yeni deliller, Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin yıllardır cevap bekleyen soruların aydınlatılmasında belirleyici olacak.
