İstanbul’da yaşayan ve dört çocuk annesi olan Sema Can, pembe renkli tırıyla Avrupa yollarında dikkatleri üzerine çekiyor. Tekstil sektöründe uzun yıllar çalıştıktan sonra iflas eden iş yerini kapatan Can, ailesinden esinlenerek tır şoförlüğüne yöneldi. Babası ve ağabeyi tır şoförü olan Can, bu mesleği çocukluk hayali olarak gördüğünü ve uzun yıllardır bu yolda ilerlediğini söylüyor.
Yaklaşık beş yıldır uluslararası taşımacılık yapan Can, tırıyla İngiltere, Almanya, Hollanda ve Avrupa’nın birçok ülkesine yük taşıyor. İstanbul’dan başlayan yolculukları sırasında 2,5 ayda bir çocuklarını görebilen Can, çocuklarının desteğinin kendisine büyük moral verdiğini belirtiyor. Can, çocuklarının kendisine “Anne, evet yapabilirsin. Arkandayız. Özlem olacak, annesiz kalacağız ama bu senin hayalinse biz senin arkandayız” diyerek destek verdiklerini söylüyor.
Sema Can, tır şoförlüğünü bir meslek olarak çok değerli bulduğunu ve kadınların da bu işi yapabileceğini vurguluyor. “Önceden 15 senelik tekstil işi yapıyordum, maalesef batırdım. Sonra dört çocuk annesi olarak farklı bir işe yönelmek zorundaydım. Babam ve abim tır şoförüydü, onlardan esinlendim ve büyük araç kullanmayı çok sevdim” diyor. Can, mesleğin zorluklarına rağmen büyük bir tutkuyla çalıştığını ve kadın şoförlere örnek olmayı amaçladığını belirtiyor.
Ailesinden destek görmediğini de ifade eden Can, “Babam ve abim tır şoförü olmasına rağmen ailem, benim bu mesleğe yönelmemi istemedi. ‘Erkek işi, kadının tırda ne işi var’ dediler. Ama cesareti olan kadınlar yapabilir” diyerek toplumsal önyargılara dikkat çekiyor. Can, tır şoförlüğünün zorluklarını; çocuklarından, evinden ve sosyal hayatından uzak kalmak olarak özetliyor. Bunun dışında mesleğin teknik olarak zor olmadığını, ancak dikkat ve güvenlik önlemlerinin şart olduğunu vurguluyor. Avrupa’daki park yerlerinde güvensizlik yaşadıklarını ve dil bilmemekten kaynaklı sorunlarla karşılaşabildiklerini söylüyor.
Sema Can, Avrupa’da pembe tırıyla ve bir kadın şoför olarak dikkat çektiğini belirtiyor. Almanya, Fransa gibi ülkelerde yol boyunca tıra bakıp direksiyonda bir kadın görünce şaşıran insanların kendisinden fotoğraf ve video çekmek için izin istediğini anlatıyor. Can, “Tamam, diyerek izin veriyorum. Bunlar gurur verici, güzel şeyler. Özellikle gurbetçilerimiz bizi gördüğünde çığlık çığlığa korna çalıyorlar” diyor.
Kadınların bu mesleğe cesaretle yönelmesini isteyen Can, “Kadın şoförlerimiz benim gibi sağlam adımlar atarak arkamdan gelir diye düşünüyorum” diyerek diğer kadınlara ilham vermeyi amaçladığını söylüyor. Sema Can, tır şoförlüğünü hem maddi hem manevi olarak çok değerli bulduğunu ve işini titizlikle yapmaya devam edeceğini belirtiyor.
Can’ın hikayesi, kadınların geleneksel iş rollerinin dışına çıkarak hem ailelerini hem de hayallerini aynı anda sürdürmelerinin mümkün olduğunu gösteriyor. Avrupa yollarında pembe tırıyla fark yaratan Can, cesareti ve azmiyle hem Türk kadınının gücünü gösteriyor hem de genç kadınlara ilham oluyor.

