İsrail merkezli bağımsız analiz platformu NZIV, ROKETSAN tarafından geliştirilen 300 ER füzesini mercek altına aldı. Türk füzesini İsrail üretimi Rampage ile karşılaştıran analizde, iki sistemin menzil, savaş başlığı, ağırlık ve operasyonel kabiliyetleri değerlendirildi. Analizde özellikle 300 ER’nin 500 kilometreyi aşan menzili dikkat çekti.
Türk füzesinin menzili dikkat çekti
Baykar tarafından geliştirilen Bayraktar AKINCI’dan gerçekleştirilen testlerde deniz üzerindeki bir hedefi yaklaşık 250 kilometre mesafeden vurduğu belirtilen 300 ER, menzil kapasitesiyle öne çıkıyor.
NZIV’nin analizinde, 300 ER ile Rampage’in benzer bir konsept üzerinden geliştirildiği ifade edildi. Her iki mühimmatın da karadan atılabilen topçu roketlerinin hava platformlarından fırlatılabilen mühimmatlara dönüştürülmesi yaklaşımına dayandığı aktarıldı.
Ancak iki sistem arasında menzil açısından önemli bir fark bulunduğuna dikkat çekildi. Analize göre ROKETSAN’ın 300 ER füzesinin menzili 500 kilometrenin üzerine çıkarken, İsrail üretimi Rampage yaklaşık 150 ila 250 kilometrelik menzile sahip.
Bu durum, 300 ER’nin taşıyıcı platformlara daha uzak mesafelerden hedeflere angaje olma imkânı sağlayabileceği değerlendirmesini beraberinde getiriyor.
Hava savunma sistemlerinden uzakta kullanılabilme avantajı
Uzun menzil kapasitesinin en önemli avantajlarından biri, mühimmatın taşındığı hava platformunun hedef bölgedeki hava savunma sistemlerine yaklaşmadan saldırı gerçekleştirebilmesi olarak değerlendiriliyor.
Bu kapsamda özellikle Bayraktar AKINCI gibi insansız hava araçlarının 300 ER’yi taşıyabilmesi, sistemin kullanım konsepti açısından dikkat çekici bir unsur olarak öne çıkıyor.
İHA’ların kullanılması, insanlı savaş uçaklarına kıyasla farklı operasyonel seçenekler sunarken, uzun menzilli mühimmatların hava savunma tehdidinin bulunduğu bölgelerde daha uzaktan kullanılmasına olanak sağlayabiliyor.
300 ER daha ağır
NZIV’nin karşılaştırmasında iki füzenin fiziksel özelliklerine de yer verildi.
Analizde ROKETSAN 300 ER’nin yaklaşık 900 kilogram ağırlığında olduğu, İsrail üretimi Rampage’in ise yaklaşık 570 ila 580 kilogram ağırlığa sahip olduğu belirtildi.
Buna karşın iki mühimmatın savaş başlığı ağırlığının birbirine yakın olduğu aktarıldı. Her iki füzenin de yaklaşık 150 kilogramlık savaş başlığı taşıdığı ifade edildi.
Bu tablo, iki sistemin yalnızca menzil açısından değil, ağırlık ve taşıyıcı platform üzerindeki yük bakımından da farklı özelliklere sahip olduğunu gösteriyor.
Rampage hassasiyet ve operasyonel deneyimiyle öne çıkıyor
Analizde İsrail üretimi Rampage’in de önemli kabiliyetlere sahip olduğu vurgulandı.
Rampage’in özellikle yoğun elektronik harp koşullarında yüksek hassasiyetle hedef vurabilme yeteneği öne çıkarıldı. Füzenin yaklaşık 10 metrelik hassasiyetle hedeflere ulaşabildiği ve süpersonik hızlarda hareket ettiği belirtildi.
Rampage’in bir diğer dikkat çeken özelliği ise hedefe yüksek açıyla dalış gerçekleştirebilmesi. Analizde füzenin 90 dereceye varan dik açılı saldırı kabiliyeti bulunduğu ve yaklaşık 150 kilogramlık savaş başlığı sayesinde korunaklı hedeflere karşı yüksek tahribat oluşturabildiği aktarıldı.
300 ER için test süreci vurgusu
Karşılaştırmada Rampage’in önemli avantajlarından birinin operasyonel olgunluğu olduğu belirtildi.
İsrail üretimi mühimmatın farklı savaş uçaklarıyla uzun süredir kullanıldığı ve sahadaki deneyiminin bulunduğu ifade edildi. Buna karşılık 300 ER’nin geliştirme ve test sürecinin henüz daha erken bir aşamada olduğuna dikkat çekildi.
Dolayısıyla analizde 300 ER’nin özellikle menzil bakımından önemli bir üstünlük ortaya koyduğu belirtilirken, Rampage’in operasyonel tecrübesi ve hassas vuruş kabiliyetiyle avantaj sağladığı değerlendirildi.
Türkiye’nin uzun menzilli mühimmat kapasitesi dikkat çekiyor
ROKETSAN tarafından geliştirilen 300 ER’nin gündeme gelmesi, Türkiye’nin uzun menzilli hava-yer ve hava-deniz mühimmatları konusundaki çalışmalarını da yeniden gündeme taşıdı.
Özellikle insansız hava araçlarının gelişmesiyle birlikte, bu platformlardan daha uzun mesafelerde kullanılabilecek mühimmatların geliştirilmesi savunma sanayisinde önemli bir başlık haline geldi.
300 ER’nin AKINCI gibi bir platformdan kullanılabilmesi ve 500 kilometreyi aşan menzil iddiası, mühimmatın operasyonel konsept açısından dikkat çekmesine neden oluyor.
İsrail merkezli NZIV’nin yaptığı karşılaştırmada da bu unsur öne çıkarılırken, Türk mühimmatının menzil açısından Rampage karşısında belirgin bir avantaj sunduğu değerlendirmesi yapıldı.
Öte yandan 300 ER’nin henüz test aşamasında olması nedeniyle sistemin gerçek operasyonel performansının, geliştirme ve test süreçlerinin tamamlanmasının ardından daha net ortaya çıkması bekleniyor.
Böylece iki mühimmat arasındaki karşılaştırmada 300 ER’nin menzil kapasitesi ve farklı hava platformlarından kullanılabilme potansiyeli öne çıkarken, Rampage’in hassasiyet, hız ve operasyonel tecrübesi dikkat çeken unsurlar olarak değerlendiriliyor.
