Ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte zekât ve fitre konuları tekrar gündeme geldi. Son yıllarda dijital varlıklar ve kripto paralarla ilgili tartışmalar da artarken, ekonomi ve finans yazarı İslam Memiş, kriptoyla zekât verilip verilemeyeceğine açıklık getirdi.
Memiş, yaptığı açıklamada, kripto paralarla doğrudan zekât ya da fitre ödemesi yapılmasının doğru olmadığını vurguladı. “Kriptoyla zekât verilmez, sadece kâr üzerinden hesap yapılır” diyen Memiş, dijital varlıkların toplam değeri 80,18 gram altın karşılığını aşıyorsa, bu varlıkların zekâta tabi olduğunu söyledi.
Kripto Parada Zekât Kuralları
İslam Memiş, kripto paraların değeri yükselse veya düşse bile, toplam varlık 80,18 gram altını aşarsa zekâtın şart olduğunu belirtti. Özetle, zekât, kriptoyla değil, bu varlıklardan elde edilen kâr üzerinden ödeniyor.
Promosyon Parasıyla Zekât Ödenmez
Bankaların verdiği promosyon ödemeleriyle zekât, fitre veya adak kurbanı kesilmesinin uygun olmadığını vurgulayan Memiş, bu tür ödemelerin hayır amaçlı kullanılsa bile zekât yerine geçmeyeceğini söyledi.
Mücevher ve Takılarda Zekât Hesabı
Değerli taş içeren mücevherlerde de önemli uyarılar var. Pırlanta, yakut veya zümrüt gibi taşlı mücevherlerde hesaplama, altın ağırlığı üzerinden değil, taşların piyasa değeri üzerinden yapılıyor. Önce dolar bazında değer tespiti yapılmalı, ardından TL karşılığı 80,18 gram altını aşarsa zekât verilmesi gerekiyor.
Borç Verilen Paranın Zekâtı
Memiş, geri alınacağı kesin olan borç paraların da zekâta tabi olduğunu hatırlattı. “Param elimde değil” gerekçesi, borç paralar için geçerli değil. Borç veren kişi, alacağı kesin olan paranın zekâtını her yıl ödemekle yükümlü.
Fitrede Asgari Sınır Yeterli Değil
Fitre konusunda da dikkat çeken Memiş, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından açıklanan 240 liralık asgari fitrenin sadece referans olduğunu belirtti. Bir kişinin gerçek iftar maliyeti esas alınarak fitre hesaplanmalı.
“Vicdan ve Nefis Susmaz”
Yazısını çarpıcı bir mesajla tamamlayan İslam Memiş, zekâtın sadece matematiksel bir hesap olmadığını vurguladı:
“Toprak altına girene kadar iki şey susmaz: Vicdan ve nefis. Nefsini kıran, vicdanı rahat olan gerekeni sorgusuz yapar.”
