Hürmüz Boğazı, İran’ın ABD ve İsrail’in saldırılarına misilleme olarak kapatma kararı almasının ardından küresel deniz taşımacılığı ve enerji piyasalarının odak noktası hâline geldi. 28 Şubat-31 Mart tarihleri arasında boğazdan geçen ticari gemi sayısı yalnızca 292 ile sınırlı kaldı ve bu gemilerin 147’si yani yaklaşık yarısı boş geçiş yaptı. Bu durum, boğazın savaş öncesi günlük ortalama 129 gemi geçişi sağladığı döneme kıyasla yüzde 95’lik dramatik bir düşüş anlamına geliyor.
Ticari Gemilerde Durum
Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemilerin büyük çoğunluğu boş olarak kaydedilirken, yük taşıyan gemiler farklı kategorilerde faaliyet gösteriyor. Boğazdan geçen yüklü gemilerin 43’ü ham petrol, 38’i kuru yük, 32’si kirli ve temiz petrol ürünleri, 20’si LPG gemileri olarak kayda geçti. Diğer yükler arasında metanol, kimyasal ürün, konteyner, LNG, biyoyakıt ve etinel taşıyan gemiler yer alıyor. Bu durum, bölgedeki ticaretin ciddi şekilde aksadığını gösteriyor ve özellikle enerji ve kimya sektörünü doğrudan etkiliyor.
Savaşın İlk Günlerinden Bugüne Gemi Trafiği
28 Şubat’ta Hürmüz Boğazı’ndan 78 gemi geçiş yaptı; ancak artan gerilim nedeniyle birçok gemi rotasını değiştirerek U dönüşü yapmak zorunda kaldı. 1 Mart’ta 30, 2 Mart’ta 12, 3 Mart’ta sadece 3 gemi geçerken, 23 Mart’ta geçişler 12’ye yükseldi. 28 Mart’ta ise 15 gemi ile ayın en yoğun günü yaşandı. Bu gemilerin bayrakları ise çeşitlilik gösterdi; İran, Panama, Marshall Adaları, Hindistan, Pakistan, Antigua ve Barbuda ile Liberya bayraklı gemiler boğazdan geçti.
Hürmüz Boğazı’ndan Ücret Alınması Kararı
İran Meclisi, Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerde ücret alınmasını öngören yasa tasarısını kabul etti. Tasarıya göre, boğazdan geçişler için riyal bazlı ücretlendirme yapılacak, ABD ve İsrail’e geçiş yasağı uygulanacak ve İran’a karşı tek taraflı yaptırımlara katılan ülkelere kısıtlamalar getirilecek. Ayrıca yasa, boğazın güvenliği, çevresel koruma ve Umman ile hukuki işbirliğini kapsıyor. Bu düzenleme, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenliğini pekiştirme ve küresel ticarette stratejik avantaj elde etme çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Küresel Ekonomik ve Ticari Etkiler
Boğazın kapanması ve geçişlerin sınırlı olması, özellikle petrol ve enerji piyasalarında ciddi artışlara yol açtı. Brent petrol fiyatları hızla yükselirken, ham petrol sevkiyatındaki gecikmeler küresel enerji arzını tehdit ediyor. Bunun yanı sıra, gaz fiyatlarındaki artış gübre üretimini doğrudan etkiliyor. Azot bazlı gübrelerin üretiminde temel girdi olan doğal gaz, üre ve amonyak fiyatları yükseldikçe, üretim maliyetleri de tavan yapıyor. Bu durum, Sudan, Tanzanya, Somali, Pakistan ve Tayland gibi Körfez’e bağımlılığı yüksek ülkelerde tarımsal üretim ve ticaret açısından ciddi riskler oluşturuyor.
Uluslararası ve Politik Yansımalar
Hürmüz Boğazı’ndaki kriz, sadece ekonomik değil, aynı zamanda siyasi ve stratejik bir gerilimi de beraberinde getiriyor. İran’ın bu hamlesi, ABD ve İsrail’in Ortadoğu’daki operasyonlarına karşı sert bir mesaj niteliği taşıyor. Ayrıca, geçiş ücretleri ve kısıtlamalar ile İran, boğaz üzerinde kontrolü elinde tutmayı amaçlıyor. Bu durum, uluslararası ticaret yollarında yeni dengelerin oluşmasına ve Körfez ülkeleri ile küresel enerji piyasalarında belirsizliğin artmasına yol açıyor.
Sonuç
Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemi geçişlerinin tarihi düşük seviyelere inmesi, dünya ticaretini doğrudan etkiliyor. Petrol ve kritik hammadde sevkiyatındaki aksaklıklar, küresel enerji piyasaları, tarım ve sanayi üretim maliyetlerinde ciddi baskılar oluşturuyor. İran’ın aldığı önlemler ve geçiş ücreti uygulaması, boğazın stratejik önemini bir kez daha gözler önüne seriyor ve uluslararası arenada yeni bir kriz potansiyeli yaratıyor.
