Ünlü şarkıcı Güllü’nün 26 Eylül 2025’te Yalova’daki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetmesine ilişkin davada ilk duruşma öncesi dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Güllü’nün oğlu Tuğberk Yağız Gülter, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması amacıyla 3 kişinin tanık olarak dinlenmesi için mahkemeye dilekçe verdiğini açıkladı.
Güllü’nün ölümüyle ilgili soruşturma tamamlandı
Şarkıcı Güllü’nün Yalova’daki evinde hayatını kaybetmesiyle ilgili yürütülen soruşturma tamamlandı. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamenin ardından dosya mahkemeye taşınırken, davanın ilk duruşması için de tarih belli oldu.
İddianamede Güllü’nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter hakkında “tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Diğer sanık Sultan Nur Ulu hakkında ise “yalan tanıklık” suçundan 4 yıla kadar hapis cezası istendi.
Sanıkların yargılanmasına 1 Ekim 2026 tarihinde başlanacak.
Güllü’nün oğlu konuştu: “Tek isteğim gerçeğin ortaya çıkması”
Duruşma öncesinde Show Haber’e konuşan Güllü’nün oğlu Tuğberk Yağız Gülter, hem kardeşi Tuğyan Ülkem Gülter hakkında hem de davanın seyriyle ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Kardeşini cezaevinde ziyaret etmediğini belirten Tuğberk Yağız Gülter, duruşma günü mahkemede kardeşi olarak değil, annesinin oğlu olarak bulunacağını söyledi.
Gülter, yaşananların tüm yönleriyle ortaya çıkmasını istediğini belirterek, asıl amacının gerçeğe ulaşmak olduğunu vurguladı.
“Davaya gittiğim zaman onun kardeşi olarak değil, annemin oğlu olarak bulunacağım. Tek isteğim gerçeğin ortaya çıkması. Gerçek neyse ortaya çıksın. Anneme biri zarar verdi mi, vermedi mi?”
“Soru işaretleri ortadan kalksın”
Kardeşiyle yaşadığı sorunların geçmişe dayandığını ifade eden Tuğberk Yağız Gülter, annesi Güllü’ye yönelik davranışların daha önce de aile içerisinde tartışmalara neden olduğunu söyledi.
Gülter, yaşanan sürecin kendisi açısından büyük bir yıkım olduğunu belirterek, davanın sonucunun ardından annesinin mezarına daha huzurlu bir şekilde gidebilmek istediğini dile getirdi.
Güllü’nün oğlu açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Benim için son noktaydı ama bundan öncesinde de anneme olan tavırları, anneme olan davranışları bizim birçok kavgamızın sebebiydi. Soru işaretleri ortadan kalksın ki ben sonunda acımla baş başa kalayım.”
Yaşadığı acının büyüklüğüne de dikkat çeken Gülter, annesinin ölümünün ardından yaşadığı sürecin kendisi için son derece ağır olduğunu ifade etti.
Duruşma günü teyzesiyle ilgili de konuştu
Tuğberk Yağız Gülter, açıklamalarında yalnızca kardeşiyle ilgili değil, teyzesiyle ilgili de değerlendirmelerde bulundu.
Duruşma günü teyzesinin yanında olmasını istemediğini belirten Gülter, geçmişte annesine yönelik sözlü ve fiziksel şiddet ile hakaret iddialarını gündeme getirdi.
Gülter, bu nedenle duruşma sırasında teyzesinin yanında bulunmasının kendisi açısından anlamlı olmadığını savundu.
Mahkemeye 3 tanık için dilekçe
Davanın aydınlatılması ve soru işaretlerinin giderilmesi amacıyla harekete geçtiğini belirten Tuğberk Yağız Gülter, mahkemeye 3 kişinin tanık olarak dinlenmesi için dilekçe verdiğini açıkladı.
Gülter’in tanık olarak dinlenmesini talep ettiği isimler arasında avukat Burçe Gözeler, Güllü’nün asistanı Çiğdem Emir ve Sultan Nur Ulu bulunuyor.
Tanıkların vereceği ifadelerin, mahkemenin değerlendireceği deliller arasında yer alması beklenirken, Güllü’nün ölümüne ilişkin soruşturma kapsamında ortaya atılan iddiaların duruşma sürecinde daha ayrıntılı şekilde ele alınması bekleniyor.
İlk duruşma 1 Ekim’de
Güllü’nün ölümüyle ilgili davada gözler şimdi 1 Ekim 2026 tarihinde görülecek ilk duruşmaya çevrildi.
Mahkemede sanıkların savunmalarının yanı sıra dosyadaki delillerin, tanık beyanlarının ve soruşturma kapsamında elde edilen diğer bilgilerin değerlendirilmesi bekleniyor.
Güllü’nün oğlu Tuğberk Yağız Gülter ise tüm soru işaretlerinin ortadan kalkmasını ve annesinin ölümünün ardındaki gerçeğin ortaya çıkmasını istediğini belirterek, davanın sonucunu beklediğini ifade etti.
Duruşma öncesinde 3 tanığın dinlenmesi yönündeki talebin kabul edilip edilmeyeceği ise mahkemenin değerlendirmesinin ardından netleşecek.
