featured

Ersan Şen’den süresiz nafaka kararı yorumu: Yeni dönem başlıyor

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Anayasa Mahkemesi’nin, Türk Medeni Kanunu’nda yer alan yoksulluk nafakasının “süresiz olarak” ödenmesini öngören düzenlemeyi oy çokluğuyla iptal etmesi hukuk çevrelerinde geniş yankı uyandırdı. Kararı değerlendiren Ceza Hukukçusu Prof. Dr. Ersan Şen, henüz gerekçeli karar yayımlanmadığı için uygulamada herhangi bir değişikliğin başlamadığını vurguladı.

Şen’e göre kamuoyunda kararın hemen yürürlüğe girdiği yönünde bir algı oluşsa da hukuki süreç henüz tamamlanmış değil. Anayasa Mahkemesi’nin kısa kararının ardından gerekçeli kararın Resmi Gazete’de yayımlanması gerekiyor. Kararın yürürlüğe girmesi ise yayımdan itibaren dokuz aylık sürenin tamamlanmasının ardından mümkün olacak.

Bu süreçte Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yeni bir yasal düzenleme yapıp yapmayacağı merak konusu. Eğer dokuz aylık süre içerisinde yeni bir düzenleme hazırlanmazsa, hakimlerin ortaya çıkacak boşluğu Medeni Kanun’un genel hükümleri çerçevesinde takdir yetkileriyle doldurabileceği değerlendiriliyor.

Ersan Şen, nafaka konusunda kadın ve erkek arasında hukuki açıdan bir ayrım bulunmadığını, yoksulluk nafakasının her iki taraf lehine de hükmedilebileceğini belirtti. Nafaka bağlanabilmesi için kişinin boşanma nedeniyle yoksulluğa düşmesi ve kusursuz ya da daha az kusurlu olması gerektiğini ifade eden Şen, mevcut sistemde bu şartların oluşması halinde nafakanın süresiz olarak devam edebildiğini hatırlattı.

Yeni dönemde süresiz nafaka uygulamasının sona erebileceğini belirten Şen, her evliliğin kendi koşulları içinde değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Kısa süreli evliliklerle uzun yıllar süren evliliklerin aynı şekilde ele alınmasının adil olmadığını ifade eden Şen, nafaka süresinin evlilik süresi, tarafların yaşı, ekonomik durumu ve kusur oranı gibi kriterler dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini söyledi.

Özellikle uzun yıllar boyunca evlilik hayatını sürdürmüş ve çalışma hayatından uzak kalmış eşlerin durumunun farklı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Şen, 20-30 yıllık evliliklerin ardından ekonomik olarak zor durumda kalabilecek kişilerin korunmasının önemine dikkat çekti. Buna karşılık çok kısa süren evliliklerde ömür boyu nafaka yükümlülüğünün hakkaniyet tartışmalarına yol açtığını ifade etti.

Şen ayrıca, olası yeni düzenlemenin yalnızca yeni davaları değil, halen devam eden nafaka ödemelerini de etkileyebileceğini belirtti. Bu nedenle yürürlük sürecinin ardından mevcut nafaka dosyalarının yeniden değerlendirilmesi yönünde taleplerin gündeme gelebileceğini söyledi.

Hukukçulara göre gözler şimdi Anayasa Mahkemesi’nin gerekçeli kararında ve ardından Meclis’in atacağı adımlarda. Süresiz nafaka uygulamasının yerine nasıl bir sistem getirileceği, boşanma hukukunda önümüzdeki dönemin en önemli tartışma başlıklarından biri olmaya aday görünüyor.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter