Jeffrey Epstein skandalına ilişkin yeni belgelerin yayımlanması, yalnızca ABD’yi değil özellikle İngiltere’yi derinden sarstı. 3 milyondan fazla e-posta, fotoğraf ve yazışmanın ortaya çıkmasıyla birlikte dünya siyasetinin ve iş dünyasının önemli isimlerinin Epstein ile bağlantıları yeniden tartışılmaya başlandı. Bu gelişmeler İngiltere’de siyasi krizi tetiklerken, art arda gelen istifalar hükümeti zor durumda bıraktı ve Başbakan Keir Starmer’in koltuğunun sallandığı konuşulmaya başladı.
Skandalın İngiltere’ye yansıması, eski Washington Büyükelçisi Peter Mandelson’ın adının belgelerde geçmesiyle başladı. Mandelson’ın Epstein’dan 75 bin dolar aldığı iddiaları kamuoyunda büyük tepki çekti ve ilk istifa dalgasını başlattı. Bunun ardından hükümet içindeki çözülme hızlandı.
Starmer’e yakın isimlerden İngiltere Başbakanlık Genel Sekreteri Morgan McSweeney görevinden ayrıldı. Ardından Başbakan’ın İletişim Direktörü Tim Allan da istifa ettiğini duyurdu. Bu gelişmeler, siyasi kulislerde “sıranın Starmer’a geldiği” yorumlarına yol açtı.
Eğer Starmer görevinden ayrılırsa, yerine İçişleri Bakanı Şabana Mahmud’un geçmesi bekleniyor. Böyle bir senaryoda Mahmud, İngiltere tarihinin ilk Müslüman başbakanı olacak. Ancak bu ihtimal şimdiden ülkede tartışma yarattı; sosyal medyada hem destekleyenler hem de sert şekilde eleştirenler bulunuyor.
1980 doğumlu olan Şabana Mahmud, Keşmir kökenli Pakistanlı bir ailenin çocuğu olarak Birmingham’da dünyaya geldi. Çocukluğunun bir bölümünü babasının işi nedeniyle Suudi Arabistan’da geçiren Mahmud, daha sonra İngiltere’ye dönerek siyasete atıldı ve kısa sürede yükseldi. İngiltere daha önce de Hint kökenli Rishi Sunak ile farklı etnik kökenden bir başbakan deneyimi yaşamıştı.
Epstein skandalı ise küresel çapta etkisini sürdürüyor. 2019 yılında New York’taki hücresinde ölü bulunan Epstein, reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurmakla suçlanıyordu. Yayımlanan belgelerde Prens Andrew, Donald Trump, Bill Clinton, Ehud Barak, Al Gore, Kevin Spacey, Michael Jackson gibi birçok tanınmış ismin adı geçiyor.
Her ne kadar FBI, “müşteri listesi”nin tutulduğuna dair kesin bir kanıt bulamadığını açıklasa da, skandalın siyasi etkileri özellikle İngiltere’de büyümeye devam ediyor. Önümüzdeki günlerde yeni istifalar ve olası bir başbakan değişikliği yaşanabileceği konuşuluyor.
