El Nino hava olayının etkilerinin önümüzdeki aylarda daha da güçlenmesi bekleniyor. Dünya genelinde sıcaklıkları ve yağış düzenlerini değiştiren doğa olayı; kuraklık, sel, orman yangınları ve şiddetli fırtınalarla birçok ülkeyi tehdit ediyor. Uzmanlar, etkilerin Şubat 2027’ye kadar sürme ihtimalinin oldukça yüksek olduğuna dikkat çekiyor.
El Nino’nun etkileri Şubat 2027’ye kadar sürebilir
Pasifik Okyanusu’nun ekvatoral bölgesindeki yüzey sularının normalden fazla ısınmasıyla ortaya çıkan El Nino, küresel hava koşullarını önemli ölçüde etkiliyor. Sıcaklıkların yükselmesine ve yağış rejimlerinin değişmesine neden olan bu olay, dünyanın farklı bölgelerinde aşırı hava koşullarının görülme riskini artırıyor.
Dünya Meteoroloji Örgütünün (WMO) Küresel Mevsimsel İklim Güncellemesi raporunda, El Nino’nun etkilerinin Şubat 2027’ye kadar devam etme olasılığının yüzde 100’e yakın olduğu belirtildi. Raporda ayrıca, doğa olayının aralık ayında zirveye ulaşmadan önce daha da güçlenebileceği ve bunun küresel sıcaklıkları artırabileceği ifade edildi.
ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA) de 2026 sonbaharında ve 2027 kışında çok güçlü bir El Nino yaşanma ihtimalinin yüzde 90’ı aştığını bildirdi.
Kuraklık ve sel tehlikesi büyüyor
El Nino, dünyanın her bölgesini aynı şekilde etkilemiyor. Bazı ülkelerde yağışların azalması kuraklık riskini artırırken bazı bölgelerde aşırı yağışlar, sel ve taşkınlara neden olabiliyor.
Karayipler, Orta Amerika, Hindistan, Afrika’nın bazı kesimleri, Endonezya ve Avustralya’da su kaynakları ve tarımsal üretimin kuraklıktan olumsuz etkilenebileceği öngörülüyor. ABD’nin güneyi, Peru, Ekvador, Doğu Afrika ile Orta Doğu ve Orta Asya’nın bazı bölgelerinde ise aşırı yağışların sel riskini yükseltebileceği değerlendiriliyor.
Deniz ekosistemleri ve balıkçılık da tehdit altında
El Nino’nun etkileri yalnızca kara yaşamıyla sınırlı kalmıyor. Okyanus sularındaki sıcaklık artışı, deniz ekosistemlerini ve balıkçılık faaliyetlerini de olumsuz etkiliyor.
Dünya Kaynakları Enstitüsünün (WRI) verilerine göre, deniz suyunun ısınması, derinlerden yüzeye çıkan besin açısından zengin suların miktarını azaltabiliyor. Bu durum, balık popülasyonlarının azalmasına veya farklı bölgelere yönelmesine yol açabiliyor.
Özellikle Peru’da hamsi ve ton balığı gibi ticari açıdan önemli türlerin etkilenmesi, balıkçılıkla geçimini sağlayan toplulukların gelirlerini tehlikeye atıyor. Artan su sıcaklıkları ayrıca deniz çayırlarına, yosun ormanlarına ve mercan resiflerine zarar vererek denizlerdeki biyolojik çeşitlilik üzerinde baskı oluşturuyor.
Endonezya’da orman yangınları büyüyor
El Nino’nun etkilerinin hissedildiği ülkelerden Endonezya’da orman yangınları ciddi sonuçlara yol açıyor. Yerel basında yer alan haberlere göre, ocak ayından bu yana devam eden yangınlarda yaklaşık 896 bin hektarlık alan zarar gördü.
Yangınlar nedeniyle bazı okullarda eğitime ara verilirken özellikle Sumatra ve Kalimantan bölgelerinde milyonlarca kişi yoğun dumana maruz kaldı. Ülke genelinde yaklaşık 175 bin kişide solunum yolu rahatsızlıkları görüldüğü bildirildi.
Uzmanlar, sıcaklıkları artırıp kuraklığı derinleştiren El Nino’nun yangınların yayılmasında önemli rol oynadığını belirtiyor. Yangınlar aynı zamanda yaban hayvanlarının yaşam alanlarını daraltıyor. Sumatra kaplanı, Cava gergedanı ve Borneo orangutanı gibi nesli tehlike altındaki türler, giderek küçülen yaşam alanları nedeniyle daha büyük baskıyla karşı karşıya kalıyor.
Pasifik’te kasırga hareketliliği arttı
El Nino’nun etkileri Pasifik Okyanusu’ndaki tropikal fırtınalarda da görülüyor. Okyanus sularının ısınması ve atmosferin üst katmanlarındaki rüzgarların zayıflaması, kasırgaların güçlenmesi için uygun koşullar oluşturabiliyor.
Doğu Pasifik’te bu yıl 22 tropikal fırtına ve 12 kasırga kaydedildi. Uzmanlar, kasırga sezonunun sona ermesine iki ay kala bu sayıların yıllık ortalamaların üzerine çıktığına dikkat çekiyor.
Hindistan’da muson yağışları tarımı etkiliyor
Hindistan’da tarımsal üretim açısından büyük önem taşıyan muson yağışlarının mevsim normallerinin altında kalması endişeleri artırıyor.
Hindistan Meteoroloji Dairesinin verilerine göre, yağış miktarı ülkenin doğu ve kuzeydoğu bölgelerinde ortalamanın yüzde 26, güney eyaletlerinde ise yüzde 24 altında gerçekleşti. Uzmanlar, El Nino’nun muson yağışlarında azalmaya ve düzensizliğe yol açarak tarımsal üretimi olumsuz etkileyebileceğini belirtiyor.
Yağışlardaki değişimlerin sürmesi halinde tarımsal faaliyetlerin yanı sıra su kaynakları üzerinde de baskının artabileceği değerlendiriliyor.
Çin ve Japonya’da tayfun riski
Batı Pasifik’te etkili olan Maysak ve Dujuan tayfunları, Çin’in doğusu ile Japonya’da sel ve heyelanlara neden oldu.
Japonya Meteoroloji Ajansının verilerine göre, Batı Pasifik’te bu sezon 10 tropikal siklon oluştu. Bu sayının 1966’dan bu yana kaydedilen en yüksek seviyeye ulaştığı belirtildi.
Uzmanlar, yılın geri kalanında yeni tayfunların oluşabileceği ve Çin ile Japonya’da olumsuz hava koşullarının etkisini sürdürebileceği uyarısında bulunuyor.
El Nino’nun etkileri önümüzdeki aylarda daha da hissedilebilir
Küresel sıcaklıklar, yağış düzenleri, tarımsal üretim ve deniz ekosistemleri üzerinde etkili olan El Nino’nun önümüzdeki aylarda daha da güçlenmesi bekleniyor. Kuraklık, sel, orman yangınları ve tropikal fırtınalar gibi farklı riskleri beraberinde getiren doğa olayının, Şubat 2027’ye kadar dünya genelinde etkisini sürdürme ihtimali bulunuyor.
Uzmanların değerlendirmeleri, El Nino’nun yalnızca hava koşullarını değil, insanların yaşamını, geçim kaynaklarını ve doğal yaşam alanlarını da etkileyebilecek kapsamlı sonuçlar doğurabileceğine işaret ediyor.
