Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından yayımlanan son haftalık veriler, Türkiye bankacılık sektöründe takipteki alacakların son bir yılda sert şekilde yükseldiğini ortaya koydu. 16 Mayıs 2025 ile 15 Mayıs 2026 arasındaki karşılaştırma, kredi geri dönüşlerinde belirgin bir bozulmaya işaret ediyor.
Verilere göre toplam takipteki alacaklar 395,6 milyar TL’den 718,9 milyar TL’ye yükseldi. Bu artış, yıllık bazda 323,3 milyar TL’ye karşılık gelirken oran olarak yüzde 81,7 seviyesinde gerçekleşti.
Kredi geri dönüşlerinde belirgin zayıflama
Ekonomide kredi hacmi büyümeye devam ederken, geri ödemelerdeki sorunların da aynı hızda arttığı görülüyor. Bankacılık sektöründe takipteki alacakların bu denli yükselmesi, finansal sistem açısından önemli bir risk göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Özellikle bireysel ve ticari kredilerde aynı anda yaşanan artış, sorunun yalnızca tek bir segmentle sınırlı olmadığını ortaya koyuyor.
TL kredilerde artış yüzde 82’yi aştı
Verilere göre Türk Lirası cinsinden takipteki alacaklar 388,7 milyar TL’den 709,2 milyar TL’ye yükseldi. Bu kalemdeki yıllık artış 320,5 milyar TL olurken, oran yüzde 82,5 seviyesine ulaştı.
Yabancı para cinsinden takipteki alacaklar da artış gösterdi. Bu kalem 6,8 milyar TL’den 9,5 milyar TL’ye çıkarak yüzde 39,9 oranında yükseldi.
Bireysel borçlarda sert yükseliş
Tüketici kredileri ve bireysel kredi kartlarını kapsayan segmentte de dikkat çekici artışlar yaşandı. Bu gruptaki takipteki alacaklar 165,9 milyar TL’den 294,6 milyar TL’ye çıkarak yüzde 77,6 yükseldi.
Bireysel kredi kartları ise en hızlı artış görülen alanlardan biri oldu. Bu kalem 84,2 milyar TL’den 155,4 milyar TL’ye yükselerek yüzde 84,6 artış kaydetti.
Uzmanlar, bu tabloyu hanehalkı borçluluğunun artması ve ödeme gücünün zayıflamasıyla ilişkilendiriyor.
İhtiyaç kredileri öne çıktı
Tüketici kredileri içinde en büyük payı ihtiyaç kredileri aldı. İhtiyaç kredilerindeki takipteki alacaklar 80,6 milyar TL’den 137,4 milyar TL’ye çıkarak yüzde 70’in üzerinde artış gösterdi.
Konut kredilerinde takipteki alacaklar daha sınırlı olsa da artış devam etti ve yüzde 61,7 seviyesinde gerçekleşti. Taşıt kredilerinde ise yüzde 69,9 oranında yükseliş kaydedildi.
Ticari kredilerde tablo daha sert
Ticari ve diğer kredilerde takipteki alacaklar 229,6 milyar TL’den 424,1 milyar TL’ye çıkarak yüzde 84,7 oranında yükseldi.
Bu artış, ticari kredi segmentinin toplam takipteki alacaklar içindeki payını da yukarı taşıdı. Ticari kredilerin payı yüzde 58,1’den yüzde 59’a çıktı.
Ekonomistler, bu durumun şirketlerin nakit akışı ve borç çevirme kabiliyeti üzerinde baskı oluşturduğunu belirtiyor.
Ekonomide risk algısı yükseliyor
Takipteki alacaklardaki hızlı artış, bankacılık sektöründe kredi riskinin yükseldiğine işaret ediyor. Kredi büyümesi sürerken geri dönüşlerin aynı hızda gerçekleşmemesi, finansal dengeler açısından dikkatle izleniyor.
Uzmanlara göre özellikle yüksek faiz ortamı, enflasyon baskısı ve işletme maliyetlerindeki artış, borç geri ödemelerini zorlaştıran temel unsurlar arasında yer alıyor.
Önümüzdeki dönem kritik
Sektör temsilcileri, kredi kalitesindeki bu bozulmanın devam etmesi halinde bankaların kredi politikalarında daha seçici davranabileceğini ifade ediyor. Bu durumun hem bireysel kredi erişimi hem de ticari finansman üzerinde etkili olabileceği belirtiliyor.
BDDK verileri, bankacılık sektöründe risklerin sadece büyümediğini, aynı zamanda daha geniş bir alana yayıldığını da ortaya koyuyor.
