featured

ABD’de Kritik Seçim Günü! Trump’ın Siyasi Geleceği Sandıkta Belirleniyor

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

ABD’de siyasi dengeleri değiştirebilecek kritik ara seçimler için milyonlarca seçmen sandık başına gidiyor. Başkan Donald Trump’ın ikinci döneminin ortasına denk gelen seçimlerde Temsilciler Meclisi’nin 435 sandalyesinin tamamı ve Senato’nun 100 sandalyesinden 35’i için oy kullanılacak. Seçim sonuçları, Trump yönetiminin önümüzdeki iki yılda atacağı adımları ve Kongre ile Beyaz Saray arasındaki güç dengesini doğrudan etkileyecek.

Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) gerçekleştirilen ara seçimler, ülkenin siyasi geleceği açısından büyük önem taşıyor. Cumhuriyetçi Parti’nin adayı Donald Trump’ın başkanlık koltuğunda bulunduğu ikinci dönemin kalan iki yılına ilişkin kritik kararların alınacağı seçimlerde, Kongre’nin yeni üyeleri belirlenecek.

Seçmenler, Kongre’nin alt kanadı olan Temsilciler Meclisi’ndeki 435 sandalyenin tamamı için oy kullanırken Senato’daki 100 sandalyeden 35’i de seçimle yenilenecek. Bunun yanı sıra 36 eyalette valilik yarışları yapılacak. Çok sayıda eyalette yerel yönetimlerin ve yasama organlarının üyeleri de seçmenlerin oylarıyla belirlenecek.

SEÇİMLER TRUMP’IN SİYASİ GELECEĞİ AÇISINDAN KRİTİK

Ara seçimlerin en önemli başlıklarından biri, Cumhuriyetçilerin Kongre’deki çoğunluklarını koruyup koruyamayacağı olacak. Son iki yıldır hem Temsilciler Meclisi’nde hem de Senato’da çoğunluğu elinde bulunduran Cumhuriyetçiler, mevcut siyasi üstünlüklerini sürdürmek istiyor.

Demokrat Parti ise Kongre’nin iki kanadında da çoğunluğu elde ederek Trump yönetiminin politikaları üzerinde daha fazla söz sahibi olmayı hedefliyor.

Seçimlerin ardından oluşacak yeni tablo, özellikle 2027 ve 2028 yıllarında yürütülecek yasama faaliyetleri bakımından belirleyici olacak. Demokratların Temsilciler Meclisi’nde veya Senato’da çoğunluğu kazanması halinde Trump yönetiminin bütçe, vergi ve göç politikalarına ilişkin düzenlemeleri Kongre’den geçirmesi daha zor hale gelebilecek.

Bu nedenle seçimler yalnızca Kongre üyelerinin belirlendiği bir süreç olarak değil, aynı zamanda Trump’ın başkanlık performansına yönelik önemli bir siyasi değerlendirme olarak görülüyor.

ABD’DE ARA SEÇİMLER NASIL YAPILIYOR?

ABD’de başkanlık seçimleri dört yılda bir, Kongre seçimleri ise iki yılda bir gerçekleştiriliyor. Başkanlık seçimlerinin yapılmadığı ve başkanın görev süresinin ortasına denk gelen Kongre seçimleri, ara seçim olarak adlandırılıyor.

ABD Kongresi iki ayrı kanattan oluşuyor. Bunlardan ilki 435 üyeli Temsilciler Meclisi, diğeri ise 100 üyeli Senato.

Temsilciler Meclisi üyeleri iki yıllığına seçiliyor. Eyaletlerin nüfuslarına göre belirlenen temsilci sayıları, her seçim döneminde seçmenlerin oylarıyla yeniden şekilleniyor.

Senato’da ise nüfus farkı gözetilmeksizin her eyalet iki senatörle temsil ediliyor. Senatörlerin görev süresi altı yıl olarak belirlenirken her iki yılda bir üyelerin yaklaşık üçte biri için seçim yapılıyor.

Bu yıl normal seçim takvimi kapsamında 33 Senato sandalyesi için yarış düzenleniyor. Florida ve Ohio’da gerçekleştirilen iki özel seçimle birlikte oy kullanılacak Senato sandalyesi sayısı 35’e yükseliyor.

Kongre üyeleri doğrudan halkın oylarıyla seçiliyor. Başkanlık seçimlerinden farklı olarak bu süreçte Seçiciler Kurulu sistemi uygulanmıyor. Seçimlerin ardından belirlenecek yeni Kongre, 3 Ocak 2027 tarihinde resmen görevine başlayacak.

OY KULLANMA KURALLARI EYALETLERE GÖRE DEĞİŞİYOR

ABD’de seçimler federal düzeyde gerçekleştirilse de oy verme ve oy sayım süreçlerinin yönetimi büyük ölçüde eyaletlerin sorumluluğunda bulunuyor.

Seçmenler, yaşadıkları eyaletin belirlediği kurallara göre seçim günü sandığa giderek, erken oy kullanarak veya posta yoluyla tercihlerini bildirebiliyor.

Bazı eyaletlerde seçmenlere posta yoluyla oy pusulası otomatik olarak gönderilirken bazı bölgelerde bu yöntemden yararlanmak isteyenlerin önceden başvuru yapması gerekiyor.

Kimlik gösterme zorunluluğu, seçmen kayıt tarihleri ve posta yoluyla gönderilen oyların kabul edilmesine ilişkin son tarihler de eyaletler arasında farklılık gösteriyor.

Özellikle posta yoluyla oy kullanma ve oy verme sırasında kimlik belgesi ibraz edilmesi konuları, ABD siyasetinde uzun süredir tartışılıyor. Trump’ın da seçim sistemine ilişkin sık sık gündeme getirdiği bu başlıklar, seçim sürecinde yeniden kamuoyunun dikkatini çekiyor.

Ülke genelinde tek bir sandık kapanış saati bulunmadığı için sonuçlar doğu eyaletlerinden batıya doğru farklı saatlerde açıklanmaya başlıyor. Oy farkının oldukça az olduğu bölgelerde posta oylarının sayılması ve olası itiraz süreçleri nedeniyle kesin sonuçların ortaya çıkması birkaç gün sürebiliyor.

Bu yılki seçimlere katılımın da yüksek olması bekleniyor. Trump’ı destekleyen seçmenlerle yönetimin politikalarına karşı çıkanlar arasındaki siyasi kutuplaşmanın derinleşmesi, sandığa gitme eğilimini artıran unsurlar arasında gösteriliyor.

ABD medyasında yer alan değerlendirmelere göre 47 eyalet ve başkent Washington’da 43 milyondan fazla seçmen erken oy kullandı veya posta yoluyla oy gönderdi. Bu rakamın, 2022 ara seçimlerinin aynı dönemindeki verilerin yaklaşık 10 milyon üzerinde olduğu belirtiliyor.

TEMSİLCİLER MECLİSİ’NDE DEMOKRATLAR AVANTAJ PEŞİNDE

Temsilciler Meclisi’ndeki yarış, seçimlerin en yakından takip edilen başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. Cumhuriyetçiler 2024 seçimlerinin ardından elde ettikleri çoğunluğu korumayı başarsa da istifalar ve boşalan sandalyeler nedeniyle iki parti arasındaki fark oldukça azaldı.

1 Kasım itibarıyla Temsilciler Meclisi’nde 218 Cumhuriyetçi, 214 Demokrat ve bir bağımsız üye bulunuyor. İki sandalye ise boş durumda.

435 üyeli Meclis’te çoğunluğu elde etmek için 218 sandalyeye ulaşmak gerekiyor. Bu nedenle Demokratların mevcut sayılarını koruyarak en az dört yeni sandalye kazanması, çoğunluğu ele geçirmeleri açısından yeterli olacak.

Temsilciler Meclisi’ndeki çoğunluk yalnızca Meclis Başkanı’nın belirlenmesi bakımından değil, yasama gündeminin oluşturulması, bütçe görüşmelerinin yürütülmesi ve Kongre komitelerinin yönetimi açısından da büyük önem taşıyor.

Demokratların çoğunluğu kazanması halinde Trump yönetiminin gündeme getirdiği birçok düzenlemenin Meclis’te ciddi engellerle karşılaşması bekleniyor. Ayrıca Trump hakkında olası azil süreçlerinin Temsilciler Meclisi’nde gündeme taşınmasının da önü açılabilecek.

SENATO’DA KRİTİK EYALETLERDE NEFES KESEN YARIŞ

Cumhuriyetçiler, 100 üyeli Senato’da 53 sandalyeyle çoğunluğu elinde bulunduruyor. Demokratların ise kendileriyle birlikte hareket eden iki bağımsız senatörle beraber toplam 47 sandalyesi bulunuyor.

Demokratların Senato’da çoğunluğu elde edebilmesi için Cumhuriyetçiler karşısında net dört sandalye kazanması gerekiyor.

Seçimlerde Georgia, Michigan, Maine, Alaska, Kuzey Carolina, Ohio ve Iowa gibi eyaletlerdeki yarışlar yakından takip ediliyor. Bu eyaletlerde ortaya çıkacak sonuçların Senato’daki güç dengesini belirlemede önemli rol oynaması bekleniyor.

Demokratlar, 2024 başkanlık seçimlerinde Trump’ın kazandığı Georgia ve Michigan’daki sandalyelerini korumaya çalışırken Cumhuriyetçiler ise Demokrat başkan adayı Kamala Harris’in kazandığı Maine’deki sandalyeyi elde tutmayı hedefliyor.

Senato’nun yetkileri, bu kanattaki çoğunluk yarışını Beyaz Saray açısından ayrıca önemli hale getiriyor. Federal yargıçların ve üst düzey yönetim görevlilerinin onaylanması, uluslararası anlaşmaların değerlendirilmesi gibi kritik konularda Senato’nun belirleyici rolü bulunuyor.

Ancak Senato’da çoğunluğu elde etmek, her yasa teklifinin kolaylıkla kabul edileceği anlamına gelmiyor. Birçok düzenlemede görüşmelerin sona erdirilmesi için 60 senatörün desteği gerekiyor. Amerikan siyasetinde filibuster olarak bilinen yöntem, azınlıkta kalan senatörlerin uzun konuşmalarla yasama sürecini geciktirmesine imkan tanıyor.

TRUMP’IN KALAN İKİ YILINDA SİYASİ DENGELER DEĞİŞEBİLİR

ABD’de ara seçimler, seçmenlerin görevdeki başkanın politikalarını değerlendirdiği en önemli siyasi süreçlerden biri olarak kabul ediliyor. Trump’ın ikinci başkanlık döneminin ortasında yapılan bu seçimler de Beyaz Saray ile Kongre arasındaki güç ilişkilerini yeniden şekillendirecek.

Genel olarak ABD’de görevdeki başkanın partisinin ara seçimlerde sandalye kaybetmesi sık karşılaşılan bir durum. Ancak Cumhuriyetçilerin bu seçimlerde her iki kanattaki çoğunluğunu kaybetmesi, Trump’ın görev süresinin kalan bölümünü daha zorlu hale getirebilir.

Demokratların yalnızca Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu elde etmesi bile Trump yönetiminin bütçe planları ve yasama girişimleri üzerinde önemli bir baskı oluşturabilir. Böyle bir tabloda Beyaz Saray ile Demokratlar arasında uzun ve sert siyasi müzakerelerin yaşanması beklenebilir.

Öte yandan Cumhuriyetçilerin Kongre’deki çoğunluklarını koruması, Trump yönetiminin önümüzdeki iki yılda politikalarını hayata geçirmesini kolaylaştırabilir.

Sandıktan çıkacak sonuçlar yalnızca 2027 ve 2028 yıllarındaki siyasi gündemi değil, 2028 başkanlık seçimlerine giden süreçte Cumhuriyetçiler ile Demokratlar arasındaki rekabeti de doğrudan etkileyecek. Bu nedenle ABD’deki ara seçimler, Trump’ın ikinci döneminin en önemli siyasi sınavlarından biri olarak değerlendiriliyor.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter