Gazze’de ateşkes süreci devam ederken, bölgede kurulacak Uluslararası İstikrar Gücü’ne Türkiye’nin katılımı tartışma konusu olmaya devam ediyor. Konuya dair diplomatik temaslar sürerken, İsrail merkezli Haaretz Gazetesi dikkat çeken bir analiz yayımladı.
NETANYAHU İÇİN “EN AKILLICA ADIM”
Analize göre, ABD’nin özel temsilcisi Tom Barrack, Türkiye’nin Gazze’deki istikrar gücüne katılımının İsrail Başbakanı Netanyahu için “en akıllıca adım” olacağını ifade etti. ABD’nin bu tutumu, Türkiye’nin bölgedeki etkisini kabul etmenin ve uluslararası istikrar sürecine katkıda bulunmasının önemini vurguluyor.
Bunun yanında ABD Başkanı Donald Trump, İsrail ile Türkiye arasında arabuluculuk yapabileceğini açıklayarak, iki ülke arasında normalleşmenin kaçınılmaz olduğunu belirtti.
İSRAİL, KIBRIS VE YUNANİSTAN’A DAYANARAK KENDİNİ KORUYAMAZ
Analizde, İsrail’in Yunanistan ve Kıbrıs Rum Yönetimi ile kurduğu yakın ilişkilere rağmen Türkiye’nin artan bölgesel gücüne karşı bu ülkelerle kendini koruyamayacağı ifade edildi. Doğu Akdeniz Gaz Forumu çerçevesinde, İsrail, Yunanistan ve Kıbrıs’ın Türkiye’yi dışlayan enerji ve güvenlik planlarının büyük ölçüde hayata geçirilemediği vurgulandı.
TÜRKİYE BÖLGESEL ASKERİ GÜÇ OLARAK ÖNE ÇIKIYOR
Analizde Türkiye’nin bölgedeki artan etkisi de detaylı biçimde ele alındı. NATO’nun en büyük ikinci ordusuna sahip olan Türkiye, Suriye’deki etkinliği ve ABD Başkanı Donald Trump ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile kurduğu yakın ilişkiler sayesinde bölgesel bir askeri güç olarak ön plana çıkıyor.
Türkiye ile Mısır arasındaki diplomatik ilişkilerin 2023’te yeniden kurulması ve iki ülkenin stratejik iş birliğini güçlendirmesi, İsrail merkezli bölgesel dengeyi zayıflattı. Ayrıca, Türkiye’nin Suriye’de Ahmed Şara yönetimi üzerinde hem askeri hem siyasi belirleyici konumda olduğu belirtildi.
Analiz, ABD’nin Türkiye’yi Gazze istikrar gücüne dahil etme isteğinin arkasında, bölgedeki güvenlik dengelerini sağlamaya yönelik stratejik bir yaklaşım bulunduğunu ortaya koyuyor. Türkiye’nin uluslararası arenadaki bu rolü, hem İsrail’in hem de ABD’nin bölgesel planlamasında kritik bir unsur olarak değerlendiriliyor.

