Haber Konseyi | Doğru Tarafsız Gazetecilik

Av sezonu açıldı: Bu yıl hangi balığın yılı olacak? Beklenen fiyatlar ne?

Av sezonu açıldı: Bu yıl hangi balığın yılı olacak? Beklenen fiyatlar ne?
8 views
14 Eylül 2022 - 17:27

Geçen yıl müsilaj nedeniyle zor bir sezon atlatan balıkçılar, yeni dönemin heyecanıyla mavi sulara açılırken vatandaşlar, bolluğun artmasını ve ucuz balık yemenin hesabını yapıyor. Peki bu yıl sofralarda en çok hangi balık yer alacak? Fiyatlar ortalama ne kadar olacak? Uzmanlar hurriyet.com.tr’ye anlattı…

Balık stoklarının kendini yenileyebilmesi ve üreme faaliyetlerini gerçekleştirmesi için 15 Nisan ile 31 Ağustos tarihlerinde geçerli olan avcılık yasağı 1 Eylül’de sona erdi ve yeni Av Sezonu açıldı. İki haftalık süreçte balıkçılar, tezgâhların dolmasından ve çeşitliliğin artmasından mutlu olsa da uzmanlara göre bu yıl bir bolluktan bahsetmek pek mümkün değil.

 

‘HAVA SICAKLIĞINDAN DOLAYI YETERLİ BALIK YOK’

Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğum İstanbul Bölgesi Su Ürünleri Kooperatifler Birliği Başkanı Erdoğan Kartal, “Yeni sezonda sadece çeşit biraz daha arttı ama tam anlamıyla bir bolluktan bahsetmek çok zor. Özellikle hava sıcaklığı nedeniyle şu an yeterli balık yok” ifadelerini kullandı.

İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi’nde Balıkçılık Teknolojisi ve Yönetimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Saadet Karakulak da “İklim değişikliği etkisiyle su sıcaklığı artışı denizlerde akıntı sistemlerinde değişime yol açıyor. Balıkçılık sezonu 1 Eylül’de açılıyor ama iki hafta boyunca avcılık faaliyeti pek gerçekleşmiyor. Bunun nedeni, su sıcaklığının yüksek olması ve balık sürüsünün dağınık halde bulunması” dedi ve şu bilginin altını çizdi:

Son 10 yıllık su ürünleri deniz avcılık miktarlarına baktığımızda, yaklaşık yüzde 30 azalma var. Bu azalma, sadece iklim değişikliği değil aşırı avcılık, deniz kirliliği, istilacı türler ve yasa dışı avcılık gibi birçok faktöre bağlı. Bu etkiler azaltılmadığı sürece balıkçılık durumumuzda iyileşmenin gerçekleşmesi çok zor.”

 

‘BU YIL PALAMUT YILI OLACAK, FİYATLAR 25-30 LİRANIN ALTINA DÜŞEBİLİR’

Akdeniz Havzası’nda en çok palamut avcılığı yapan ülkelerin başında Türkiye geliyor. Özellikle iklim değişikliği etkisiyle son iki yıldır palamut stoklarında büyük azalma olduğu vurgusu yapılıyordu. Fakat bu yıl palamutta bolluk yaşanıyor. İki haftalık süreçte de balıkçıların ağlarına en çok palamut takıldı. Peki bu yıl tezgâhın şampiyonu palamut mu olacak?

Bu soruma Erdoğan Kartal, “Kesinlikle bu yıl palamut yılı olacak. Çünkü beklediğimizden fazla görünüyorlar” cevabını verdi. Özellikle Karadeniz’de Ağustos ayının başından beri palamut olduğunu vurgulayan Kartal, “Palamuttan beklentimiz çok yüksek ve bunlar sadece çeyreği… Fiyatlar şimdilik 70-80 liraya kadar düşmüş görünüyor. Havalar biraz serinlesin 25-30 liraya hatta daha altına bile düşebilir. Özetle vatandaş bu yıl ağırlıklı olarak palamut yiyecek” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Saadet Karakulak da bu yıl palamutun üreme döneminin başarılı olduğunu ve sofralarda çok fazla yer alacağının altını çizse de genel anlamda sularımızdaki palamutun çok fazla olduğunu söylemenin zor olduğunu vurguladı ve rakamlarla şu bilgileri paylaştı:

“Son 20 yıllık av miktarına baktığımızda 2005 yılında 70 bin 797 ton olan palamut av miktarı, 2020 yılında 22 bin 743 tona düştü. Marmara Denizi’nde yoğun musilajın yaşandığı 2021 yılında palamut av miktarı 2 bin 595 ton oldu. Avcılık trendlerine baktığımızda palamut avcılığının geçen yıla oranla biraz daha fazla olacağını söyleyebiliriz. Fakat genel anlamda büyük bir düşüş de görülüyor.”

 

‘HAMSİ VE İSTAVRİTE HASRET KALABİLİRİZ’

Bu yıl daha çok palamut tezgâhları süsleyecek olsa da hamsi ve istavrit şu ana kadar pek yüzleri güldürmedi. Özellikle hamsi, sonbahar aylarında su sıcaklığının azalmasıyla birlikte Türkiye sularına göç ediyordu. En verimli avcılık ise Türk sularında yapılıyordu. Fakat son yıllarda hamsi göçü Gürcistan’a doğru kaydı. Durum böyle olunca da ‘Bu yıl da aynı sorun devam edecek mi?’ sorusunun cevabı çok önemli…

Erdoğan Kartal, “Hamside sıkıntı çekebiliriz. Çünkü Marmara’nın hamsisi küçük, avlanmasın diye onlarca dilekçe yazdık ama nafile… Görünen o ki Karadeniz Kasım ayından önce çok bir mahsul vermeyecek gibi görünüyor. İstavriti konuşmak için de çok erken. Havaların biraz daha soğuması lazım. Zaten hava bu şekilde devam ederse bir süre daha hamsi ve istavrite hasret kalabiliriz” dedi.

“Palamut avcılığındaki durum hamsi ve istavrit balığı için de geçerli” diyen Prof. Dr. Saadet Karakulak, “Hamsi avcılığı 2007’de 385 bin tondan 2021’de 151 bin 598 tona, istavrit avcılığı ise 2008’de 32 bin 177 tondan 2021’de 24 bin 006 tona düştü. Karadeniz’de hamsi avcılığı genellikle Kasım aylarında başlar. Avcılık dönemlerinin daha da kısaldığını ve balık boylarının da düştüğünü görüyoruz. Maalesef balıkçı tezgâhlarında küçük boylu balıklar satılıyor. Bu durum balık stokları üzerinde aşırı avcılığının yapıldığını gösteriyor” ifadelerini kullandı.

 

LÜFER BOLLUĞU BU YIL DA YAŞANIR MI?

Önceki yıl müsilaj nedeniyle pek balıkçılık yapılamamıştı. Fakat bu durum lüfere olumlu yansımış son 15 yıldır görülmeyen lüfer bolluğu yaşanmıştı. Hatta sezon boyunca tanesi 25-35 liraya kadar düşmüştü. Peki bu yıl tekrar lüferde böyle bir durumdan bahsedebilir miyiz?

“Bir yıl önce avcılığın olmaması ve denizde avlanılmayan balıkların başarılı üreme yapması ve stoklara yeni bireylerin katılması geçen yıl lüferi artırdı” diyen Prof. Dr. Saadet Karakulak, bu yıl lüferde düşüş olduğuna dikkat çekti ve detaylandırdı:

“Batı Karadeniz ve Marmara Denizi’nde lüfer avcılığı çok önemli. Hem endüstriyel hem de küçük ölçekli balıkçılar bu balığı hedefliyor. Ekim ayında avcılığı başlıyor ve Şubat ayına kadar devam ediyor. Maalesef son yıllarda düşüş var. 2003 yılında 22 bin ton olan avcılık 2021 yılında 5 bin 804 tona düştü. Bu balığı Akdeniz havzasında en çok avlayan ülke Türkiye… Bu balığın minimum avlanabilir boyu 18 cm olarak belirlendi. Oysa balık ilk üreme boyu 25 cm. Avlanan balıkların çoğu yavru bireylerden oluşuyor. Balıklara hayat evrelerinde bir kez üreme şansı vermemiz gerekiyor. Bu yapılmadığı sürece başta lüfer olmak üzere balık stoklarımızda azalma görülecek”

‘KILIÇ, ORKİNOS VE USKUMRU DENİZLERİMİZİ TERK ETTİ’

 

Ayrıca Prof. Dr. Karakulak, denizlerimizde oksijen seviyelerinin düşmesi deniz canlılarının strese girmesine ve bu durumun bazı türlerin sularımızdan çekilmesine neden olduğunun altını çizdi ve şöyle devam etti:

— Bir süredir Karadeniz ve Marmara’nın ana sorunu, oksijen seviyesinin düşmesi. Oksijen ihtiyacı türler ise bölgeyi terk etme eğilimi gösteriyor. Karadeniz ve Marmara Denizi’nde uzun yıllardır kılıç, orkinos ve uskumru balıklarının görülmemesinin nedeni, oksijen seviyelerinin düşmesinden kaynaklanıyor.

— Özellikle Marmara Denizi’ne deşarj edilen arıtma tesislerinin iyileştirilmesi gerekiyor. Marmara Denizi’nde ve Marmara Denizi’ne dökülen nehirlerde su kalitesinin hedeflenen iyi su kalitesine ulaşabilmesi için su geri kazanımı ve temiz üretim uygulamalarının yapılması zaruri. Bununla birlikte, Marmara Denizi Havzası için Su Yönetim Planı hazırlanmalı veözel deşarj kriterleri belirlenmeli.

Hayatın Her Alanına Dair Haberler Hakkında Tarafsızca Doğru Bilgiye Ulaşmanın Yolu ! Bizi Okuyun Haberiniz Olsun !