Haber Konseyi | Doğru Tarafsız Gazetecilik

33 yıl sonra yaşanan ikinci Titanic faciası

33 yıl sonra yaşanan ikinci Titanic faciası
5 views
21 Ocak 2023 - 15:53

‘Titanic’ denince akla hemen 1997’de vizyona giren o bol ödüllü film geliyor ancak o tarihten 54 yıl önce hem de Nazi yönetimi tarafından çekilmiş bir film daha var. Üstelik bu filmin çekildiği gemi, 1912’dekinden bile büyük bir faciaya sahne oldu. İşte arşivlerde unutulmuş Titanic’in hikâyesi…

Yönetmenliğini James Cameron’ın yaptığı 1997 tarihli “Titanic” filminin vizyona girmesinin üzerinden 25 yıldan fazla zaman geçti. Ancak ‘En İyi Film’ dahil 11dalda Oscar’a layık görülen “Titanic” bunca yıla rağmen gündemden düşmüyor.

Geçtiğimiz günlerde yayınlanan “Titanic: 25 Years After” belgeseli de hem filmle ilgili hafızaları tazeledi hem de “Jack ve Rose o kapının üzerine birlikte sığabilir miydi?” tartışması dahil birçok merak edilene ışık tuttu.

Ancak 20’nci yüzyılın en trajik gemi kazalarından biri olarak görülen RMS Titanic’in 1912 yılında batmasıyla ilgili tek filmin Cameron’ın eseri olduğunu sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Bundan tam 80 yıl önce, Almanya’da Naziler iktidardayken propaganda amaçlı çekilmiş bir “Titanic” daha var.

Bu film için Naziler tarafından RMS Titanic ile birebir ölçülerde bir gemi inşa edildi. Asıl inanılmaz olan ise bu kopyanın 1912’de batan gemiyle aynı kaderi paylaşması ve binlerce kişiye mezar olmasıydı. ABD’de Nisan 2022’de vizyona giren “Titanic 666 isimli korku-gerilim filmi sayesinde bu olay tarihin tozlu sayfaları arasından gün yüzüne çıktı.

Peki Nazilerin inşa ettiği Titanic’in macerası nasıl oldu da 1912’deki kazanın dört katı can kaybı ile sonuçlandı? İşte Titanic’in kaderini paylaşan unutulmuş geminin hikâyesi…

 

33 yıl sonra yaşanan ikinci Titanic faciası: Nazilerin propaganda filmi için inşa edildi binlerce kişiye mezar oldu

 

YOLUN SONUNA ULAŞAN ORDU TITANIC’E SIĞINDI

1945 yılında Müttefik güçler, İtalya, Kuzey Afrika ve Avrupa’da Nazi Almanya’sına karşı başarıyla ilerliyordu.

Yolun sonuna gelindiğini fark eden Alman ordusu tüm cephelerde geri çekilmeye başlamıştı.

Kaçacak yer kalmadığında ise son çare olarak, 1943’te Almanların üstünlüğünü ve film yapma becerilerini göstermek için çektikleri “Titanic” filminde kullanılan gemiye başvuracaklardı.

TITANIC, İŞGAL ALTINDAKİ ÜLKELERDE GÖSTERİLDİ

Almanya’nın İkinci Dünya Savaşı’nda tüm cephelerde zaferler kazandığı günlerde, askeri kazanımları perçinleyecek ideolojik çalışmalara da hız verilmişti.

“Halkı Aydınlatma ve Propaganda Bakanı” Joseph Goebbels, İngiliz ve Alman kapitalistlerin kâr uğruna insanların hayatını riske atmasını ve kahraman bir Alman subayın canını hiçe sayarak gemiyi kurtarmaya çalışmasını konu alan bir Titanic filmi çekilmesini istedi.

Alman film endüstrisinin üstünlüklerini dünyaya göstermeyi amaçlayan projede teknik anlamda birçok ilke imza atılacak ve film Almanya’nın işgal ettiği ülkelerde sinema salonlarında gösterilecekti.

Yapımcılar, geminin batmasının “Batılı emperyalistlerin küstahlığının bir sonucu” olduğu mesajının altını çiziyor ve kurtuluşun Nasyonal Sosyalizm’de olduğunu yüksek sesle dile getiriyordu.

 

33 yıl sonra yaşanan ikinci Titanic faciası: Nazilerin propaganda filmi için inşa edildi binlerce kişiye mezar oldu

PROPAGANDA MALZEMESİ HALİNE GETİRİLEN BİR HİKÂYE

Baltık Denizi kıyısında Alman işgali altındaki bir limanda demirlenmiş eski bir transatlantik yolcu gemisi olan SS Cap Arcona’nın filmin seti olmasına karar verildi. İnşaat Mayıs 1942’de başladı. Yetkililer, geminin Titanic’in kopyası olması konusunda diretiyordu.

Filmin yönetmeni Herbert Selpin teknik olarak bir hayli karmaşık set plânları tasarladığından, sıklıkla Alman donanmasının subaylarıyla ters düşüyordu. Her geçen gün artan inşaat masraflarının savaş içindeki ülkenin ekonomisi üzerindeki yükü de eleştirilere yol açıyordu.

Buna ek olarak cephede askerlik yapan erleri figüran olarak çalıştırma fikri de ordunun sabrını zorluyordu. Ancak nihayetinde karar verildi ve erler filmin çekimi için gemiye bindirildi.

Fakat huzursuzluk günden güne büyüyordu. Çatışma bölgelerinden gelen askerler sette taşkınlık çıkarmaya ve aktrisleri rahatsız etmeye başlamıştı.

 

33 yıl sonra yaşanan ikinci Titanic faciası: Nazilerin propaganda filmi için inşa edildi binlerce kişiye mezar oldu

1943’de çevrilen filmde Titanic’in sahibi olan İngiliz iş insanı Joseph Bruce Ismay’i Ernst Fritz Fürbringer canlandırıyor. Fotoğraflar: Alamy 

Her şeye rağmen çekimler başladı. Titanic’in sahibi olan White Star Line şirketinin yönetim kurulu başkanı olan İngiliz iş insanı Joseph Bruce Ismay, filmin kötü adamıydı.

Gemide düzenlenen ziyafetleri yansıtan sahnelerde İngiliz ve Alman aristokratların ve büyük sermaye sahiplerinin, servetleri ve güçleri hakkındaki yozlaşmış diyalogları öne çıkıyordu.

 

33 yıl sonra yaşanan ikinci Titanic faciası: Nazilerin propaganda filmi için inşa edildi binlerce kişiye mezar oldu

 

20’NCİ YÜZYILIN EN PAHALI FİLMLERİNDEN BİRİ…

Filmde, kazanın asıl sebebinin Ismay’in doymak bilmeyen kâr hırsı olduğu belirtiliyordu. Alman yetkililerin, kendilerine göre kurguladıkları hikâyede Titanic’in sahibi olan Ismay, şirket hisselerinin değer kazanması için geminin olması gerekenden daha hızlı yol alması gerektiğinde ısrar ediyordu.

Robert P. Watson 2016 yılında yayımlanan, “The Nazi Titanic: The Incredible Untold Story of a Doomed Ship in World War II”(Nazi Titanic’i: İkinci Dünya Savaşı’nın Lanetli Gemisinin Anlatılmamış Hikâyesi) kitabında, filmin senaryosunun Almanya’daki çelişkileri yansıttığını ifade etti.

Watson, savaşın yarattığı derin ekonomik bunalımın içinde kıvranan Almanya’da film için 4 milyon reichsmark (bugünün parasıyla 180 milyon Dolar) bütçe çıkarıldığını ve Alman “Titanic”in pek bilinmese de 20’nci yüzyılın en pahalı filmlerinden biri olduğunu belirtti.

 

33 yıl sonra yaşanan ikinci Titanic faciası: Nazilerin propaganda filmi için inşa edildi binlerce kişiye mezar oldu

 

TITANIC’İN İLK KURBANI FİLMİN YÖNETMENİ OLDU

Çekimler devam ederken Goebbels, ana karakterin yeniden yazılmasını emretti. Hans Nielsen tarafından canlandırılan Petersen adlı “kahraman” Alman subayın yaptıklarının ön plâna çıkarılmasını istiyordu.

Kazayı önlemek için Ismay ile karşı karşıya gelen Petersen, çarpışmanın hemen ardından Alman arkadaşı Sigrid Olinsky ile zenginleri kurtarmayı reddedecek, çocukları ve paraları alarak filikalarla kaza yerinden hızla uzaklaşacaktı.

Fakat baskı o kadar artmıştı ki filmin yönetmeni Selpin, Berlin’den gelen müdahalelere dayanamadı ve Nazileri eleştiren açıklamalar yapmaya başladı. Filmin senaristinin ihbarı sonucunda hapse atılan Selpin, Goebbels tarafından sorguya çekildi ve ertesi sabah hücresinde asılı bulundu.

Galadan bir gün önce İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri, filmin gösterileceği tiyatroya hava saldırısı düzenledi. Birçok skandalın ardından film Aralık 1942’de tamamlandı, ancak Goebbels beğenmediği için filmin Almanya’da gösterimi yasaklandı. Bunun yerine Kasım 1943’te Prag’da gösterime girdi.

Watson, beceriksizler tarafından idare edilen batmaya mahkûm bir gemi hakkında film yapmanın, Almanya açısından yanlış bir imaj yaratacağından endişe duyulduğunu ileri sürdü. Bu nedenle, “Titanic”, vizyona girmeden iptal edilen ticari bir felaket oldu.

 

33 yıl sonra yaşanan ikinci Titanic faciası: Nazilerin propaganda filmi için inşa edildi binlerce kişiye mezar oldu

 

6 BİNDEN FAZLA MAHKÛM GEMİDE CAN VERDİ

Alman ordusu savaşın sonlarına doğru Titanic görüntüsü verilen SS Cap Arcona’yı yeniden kullanıma açtı. Bir yüzer hapishane haline getirilen gemi, Lübeck Körfezi’ndeki askeri birlikleri taşımak için kullanıldı.

Savaşta rüzgâr Müttefik ülkelerden yana esiyor, Almanya ise her cephede yenilerek geri çekiliyordu.

3 Mayıs 1945’te, Adolf Hitler’in intiharından üç gün sonra yöneticiler, acil bir karar alıp Neuengamme Toplama Kampı’nda tutulan 6 bin (bazı tahminlere göre 7 binden fazla) mahkûmu ve 1000 askeri personeli SS Cap Arcona’ya taşımaya karar verdi.

TALİHSİZ AŞIKLARIN TRAJİK HİKÂYESİ

SS birliklerinin yavaş yavaş Alman liman kenti Flensburg’da toplandığını keşfeden Müttefikler geminin Norveç üzerinden kaçacağı istihbaratını alınca hiç düşünmeden batırılması yönünde talimat verdi.

İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri, kaçak Nazi askerlerinin en seçkinlerini taşıdığını düşündükleri gemiye bomba yağdırdı. Suya atlamayı başaranlar ise pilotlar tarafından açılan yaylım ateşinde hayatını kaybetti.

1912 yılında yaşanan Titanic faciasında 1517 kişi hayatını kaybetmişti. 33 yıl sonra Alman propaganda aygıtı tarafından yeniden yaratılan Titanic ise 7 binden fazla kişinin mezarı oldu.

James Cameron’ın 1997’deki filmindeki talihsiz aşıkların trajedisini andıran bir hikâye de 1945’te yaşandı.

Cap Arcona’dan sağ kurtulan 350 kişiden biri, Alman komünist mahkûm Willi Neurath’tı. Denizaltı okulunda donanma asistanı olarak görev yapan Neurath’ın eşi, saldırının ardından kıyıya vuran cesetleri teşhis etmek için limana koştu.

Kocasını arayan acılı kadının yüzlerce cansız bedenin arasında bitkin haldeki eşini bulması tamamen şanstı.

Saldırının ardından geminin ağırlıklı olarak aralarında sivillerin de bulunduğu mahkûmları taşıdığını öğrenen Kraliyet Hava Kuvvetleri yetkilileri yaptıkları hatayı fark etmiş ve bir keşif birliğini bölgeye göndermişti. Neurath’ı bir tahta parçasına tutunmuş halde bulup kıyıya taşıyan da bu keşif birliğiydi.

The Washington Post’ta yayımlanan “Ship in German ‘Titanic’ film sank, killing far more than the real one” başlıklı yazıdan derlenmiştir.

Hayatın Her Alanına Dair Haberler Hakkında Tarafsızca Doğru Bilgiye Ulaşmanın Yolu ! Bizi Okuyun Haberiniz Olsun !