HaberKonseyi

Tüm Dünyayı Etkisi Altına Alan
COVID-19 Salgınında SON DAKİKA Gelişmeleri
#BizBizeYeteriz Türkiyem! Korona yaz 8119'a gönder 10 TL bağışta bulun

ÖLÜM

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
ÖLÜM
Mert Baran
Mert Baran( mert.baran@impresscode.com )
295 views
13 Haziran 2021 - 12:54
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Küçükken büyüklerimizin ve sevdiklerimizin her zaman başımızda olacağını ve asla bizi terk etmeyeceğini düşünürüz. Onlar hep yanımızda olacakmış gibi sevgilerini, şevkatlerini ve öğütlerini bize vereceklerini sanırız. Oysaki durum öyle değildir. Bize destek olan büyüklerimizin bir süre sonra ebediyete gittiğini ve doğanın kanunu bu olduğunu acı bir şekilde öğreniriz.

keşke hiç gitmeseler …

Ölüm kavramıyla ilk karşılaştığımda 4 – 5 yaşlarındaydım. Benim için aslında bir hayal gibiydi, yarı rüya yarı gerçekti halamın eşini amansız bir hastalıkta kaybetmiştik. İşte o zaman sevdiklerimizin bir daha dönmemek üzere gideceğini algıladım. Gerçekten ağlamanın acısı o yaşta hissettim. Şuan çok net olmasa da bazı görüntüler hiç silinmiyor. 

Ölüm, farklı bir kavram; kimine göre yok oluş, kimine göre asıl  varoluş kimilerine göre ise ebedi uyku..  Biz insanlar olarak ölümü kavramını farklı yorumlasak da, ortak noktamız bir daha geri gelmeyeceğini kabullenmemiz.

4- 5 yaşlarında ölüm kavramıyla ilk karşılaştıktan sonra, uzun yıllar bu kavramı ağırlığını hissetmedim ta ki üniversitenin ilk yılında bir telefon ile ‘Anneannemin’ haberini alana kadar.

O haberden sonra hayal mayal hatırladığım o kavram netleşmeye başlamıştı. Artık o kavramın ne demek olduğunu tam olarak öğrenmiştim.

 

Her Ölümü Farklı Tepki Verdim

Ölüm kavramına verdiğim tepki sürekli değişti. Bazen hissizleştim, bazen çok ağladım bazen ise sadece hüzünlendim. Ölüme ve hissettiklerime karşı farklı tepkiler verdim. Anneannemin ölümünden sonra mesleğe atıldığım ilk yıl Babamın yine amansız bir hastalık yüzünden kaybettim. Mesleğe yeni atılmıştım, ailemden uzakta yaşamaya başlamıştım ve babamın hastalık sürecini, zorluğunu gözlerimle görmüştüm. Babamın haberini bir bahar gecesi doğum günüme birkaç gün kala yine bir telefon ile almıştım. O an tek hissetiğim ‘ babam kurtuldu’ idi. Hastaneye gidişim babamla hastanede vedalaşmam o kadar soğuktu ki.. Benim için donuktu, hissizdi her şey. Babam ölerek kurtulmuş hissiyatı vardı sadece, ağlayamıyordum. Sanki babam ölmedi bir yolculuğa çıktı ve gitti düşüncesi vardı kafamda. Annemin, kardeşlerimin hıçkırarak ağlamalarını izliyordum uzaktan, herkes ağlıyordu üzülüyordu ben de tık yoktu. Farklı biri olmuştum bir anda bir yabancı gibiydi. Sanki mezara koyduğum babam değil yabancı biriydi… Gelen başsağlı mesajları,  temenniler bana çok anlamsız geliyordu. Çünkü aklımda tek olan şey ‘babam kurtuldu’ düşüncesiydi. O bir aylık süreçte tek bunu düşünüp tepki veremiyordum. Cenaze merasimi bitti, insanlar evi boşalttı ve ben de işime döndüm. Evimdeki ilk gece babam rüyama girdi ve ben o gece babamın öldüğünü ve geri gelmeyeceğini anladım. İşte o zaman asıl acı ve hüznü hissetmeye başladım, sonrasında büyük keşkeler… O günden şu zamana kadar her gün aynı acıyla onu düşünüyor ve üzülüyorum…

Büyüklerle Vedalaşmalar

 

Babamın ölümünden sonraki dönemde sürekli ailemden yakınlarımdan birilerini kaybettim, teyzemin eşini, amcamı , halamı , arkadaşımı diye zaman geçti…Bunlara  duygularım üzülmek ve dua etmek arasındaydı. Hepsini çok seviyordum çok değerliydiler ama ölüm kavramını anladığım için ‘Rahmet ve Dua’ okuyup hayatın akışına kaptırdım.

Babamla Tekrar Vedalaştım

Geçtiğimiz hafta sabah erken saatlerde telefonum yine acı acı çaldı. Çalan telefondan Amcamın ebediyete gittiğini söylediler. Ölüm yine etrafımdaydı ve çok sevdiğim birini almıştı. Amcam… babamın en sevdiği kardeşiydi. O kadar çok seviyordu ki yoğun bakıma girmeden önce bile onu yanında kalmasını istiyordu. Babam abisini babası yerine koymuştu. Mutlu olduğunda da hüzünlendiğinde de hemen onu arardı. Babamın bir kurtarıcısı gibiydi. Abisi de ona çok düşkündü, kırmazdı onu gerçi arada bir kızardı ama çok severdi. O yüzden hep destek olurdu babama. Biz de amcamızı baba olarak bellemiştik, çünkü bizim için sadece amca değildi. Yengemle beraber hep bizim yanımızda oldular, aile olarak yaşadık. Acımız, sevincimiz, hüznümüz, kavgamız hep iç içe oldu. Amcamın gidişi hepimiz için çok acı oldu. Ben babamlar tekrar vedalaştım. Amcamı toprağa verirken babam tekrar gidiyordu. Babamın gidişinde hissedemediğim acıyı hüznü amcamda yaşıyordum. Kalbim yandı, içimden akan gözyaşlarına hakim olamadım. Anılarımız geldi aklıma, babam geldi aklıma amca geldi aklıma. Meğer ne çok severdim onları. Sanki, amcam da babam da hiç gitmeyeceklerdi. Onlarla oyunlar oynayacaktık, babam ve amcam şakalar yapacaktı bize. İkisinin ortak yönü vardı. İkisi de şiiri çok severdi… Babam şiir yazardı , amcamda şairlerin şiirlerini okurdu. Bunu kimse bilmez ama ben Nazım Hikmet’i ve onun şiirlerini amcamdan öğrendim. Nazım’ın ünlü ‘Karıma Mektup’ şiirini ondan duymuştum. Çok etkilenmiştim ve sonrasında Nazım Hikmet’i araştırıp şiirlerini öğrenmiştim.  

 

Ölüm acı, tarifi yok ne hissettiğimi kelimeler anlatamaz. Sevdikleriniz hala sıcakken ve hala nefes alıyorken onlarla güzel vakit geçirin, Onlarla anılarınızı unutulmaz kılın. Sevdiklerinize sarılın ve onları ne kadar çok sevdiğinizi bir de yüzlerine söyleyin…

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
REKLAM ALANI

(336x280px)

Anasayfa Sağ Bloka Esnek veya Sabit ölçülerde SINIRSIZ reklam alanını şablon olarak ekleyebilirsiniz. Şuan örnek olarak sadece 2 reklam kullanıldı.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.